EĞİTİM SEN ve KESK ‘İN YETKİ ALMASI İÇİN
GÖRÜŞ VE ÖNERİLER
1-3 Mart 2002

SENDİKAL BİRLİK

Sendikal Birlik Nedir?

Sendikal Birlik, politik görüşü ne olursa, sendikal anlayışı benzeşen ve örgütsel bağımsızlığı öne alan, sendika disiplini yerine başka bir disiplin koymayan, ekonomik-demokratik haklar temelinde, tek tek üyelerin gönüllü olarak bir araya gelmesiyle oluşmuş, “çok sesli” olma özelliği gösteren bir harekettir. Hiçbir politik parti ya da yapının yan örgütü değildir.

Kamu çalışanlarının siyasi partilere üye olmasından, sendikalara siyaset yasağı getiren hükümlerin kaldırılmasından yanadır.

Hareketimizin amacı, çalışanların ortak sorunlarını esas alarak, ülke sorunlarına duyarsız kalmayan bir anlayışla, işkollarında sendikasız çalışan bırakmamak, KESK’in doğru ve etkin bir mücadele örgütü olmasını sağlamaktır.

TEMEL AMAÇLARIMIZ

TEMEL SENDİKAL İLKELERİMİZ

EYLEM ANLAYIŞIMIZ

Sendikamızın eylem anlayışında temel ilkelerimiz şunlar olmalıdır:

Bu bağlamda eylemlerimiz;

SORUNLARIMIZ

SENDİKAL HAREKETİN DIŞINDAN KAYNAKLANAN NEDENLER

Artık dünyanın tek merkezli hale gelmesinden sonraki Küreselleşme ve Yeni Dünya Düzeni (YDD) uygulamaları (özelleştirme, işsizleştirme, taşeronlaşma, geçici veya parça zamanlı çalıştırma, eve iş verme) dünyada ve doğal olarak ülkemizde sendikal mücadeleyi olumsuz yönden etkilemektedir. Şubat krizinden sorumlu olan yöneticiler uluslararası sermaye karşısında sürekli tavizler vererek ayakta kalabilmekte, faturayı toplumun yoksul kesimlerine kesip; işsizlik, yoksullaştırma, insan hakları ihlalleri, anti-demokratik uygulamalar, sosyal devletten vazgeçme sonuçlarını topluma dayatmaktadırlar: Özelleştirmenin anayasaya koyulması, tahkim, sosyal güvenlik yasaları, tütün yasası, 4688 Kamu görevlileri Sendikaları Yasası vb.

SENDİKAL HAREKETİN İÇİNDEN KAYNAKLANAN NEDENLER

Sendikalarımızdaki sorun; ya iktidarı ele alarak ülkeyi yönetme işlevi olan siyasi partilerin görevlerinin sendikaya yüklenmesi, ya da sendikalarımızın çeşitli partilerin yan örgütü haline getirilmek istenmesine sendikalarımızda karşı çıkmaktayız.

Sendikalarımız ve KESK birkaç parti ya da siyasi yapının yan örgütü görünümü vermektedir.

Biz biliyoruz ki; örgütsel bağımsızlığı tartışma konusu olan sendikaların kitleselleşmesi mümkün değildir.

Sendika yöneticileri, gerektiğinde bağlı olduğu partiye rağmen sendikasını bağımsız tutamazsa, sendikasına da partisine de kötülük eder." Sadece eğitim işkolunda 500 bin insanın hâlâ örgütlenmenin dışında olması başka nasıl açıklanabilir?

Eylem Fetişi

Sendikamızın ve KESK'in eylem anlayışı, her gün daha kalabalık kitlelerle Kızılay'a gelinip gidildikçe, bir gün işveren mutlaka dize gelecek, toplu pazarlık ve grev hakkını kabul edecektir. Ancak yapabildiğimiz çok ciddi katılımlı eylemlere karşın, doğru dürüst bir kazanım sağlayamadık.

Eylemlerde, eylemin, küçük marjinal grupların gösteri alanı haline gelmiştir.

Polisle itiş-kakış ya da çatışma yaşanması da kitlelerin sendikalara uzak durmasının bir nedenidir.

Eylem, işverenden hak koparmak için, kitleler baskı ve sıkıntı sonucu gazaba geldiği için, demokratik, laik, toplumsal düzen, özgürlükler tehlikeye düştüğünde kaçınılmaz olarak yapılmalıdır.

Meşru zeminlerde, kamuoyunun vicdanında haklılığını bulmuş, haklı olan ve haklı kalan, masum ama kararlı duruşlarla, kitlelerin talepleri doğrultusunda ortaya koyulacak eylem ve etkinlikler ancak hak koparma yollarını açabilir. Yoksa, eylemi ve eylemin yerini fetiş haline getirmenin, bugünkünden başka sonuçlar vermeyeceği anlaşılmış olmalıdır.

Mücadele Yöntemi

Örgütlenme Sorunu

Sendikacılık bilgimizin yetersizliği, bölünmüşlük, ideolojik saplantılar, sendika-parti ilişkisindeki yanlış tutumlar, eylem fetişi, sendikalarımızdaki işlevsel sapmalar, çalışanların ilgisini çekecek somut programların ortaya konamamış olması vb. örgütlenme oranımızın düşük oluşunun nedenleridir. "Bu sorunlar aşılmadıkça, “çağdaş insan, örgütlü insandır”, “gölgenden çık” “hayallerinin büyüklüğü kadar özgürsün” türünden söylemler, örgütlenme sorununu çözmeyecektir."

Sendikaların gücü, öncelikle üye sayısından gelmektedir. "Kelle sayısı önemli değil, önemli olan niteliktir" gibi anlamsız tartışmalara girilmemelidir.

Programsızlık

Örgütlerimiz, programsızlık yüzünden, genellikle gündem yaratamamakta, olayların peşinden sürüklenmekte, işverene ya da rakip örgütlere laf yetiştirmekle zaman kaybetmektedir.

EĞİTİM SEN, KESK ve bağlı diğer sendikalar da, bundan böyle uzak ve yakın hedeflerimize yönelik somut, gerçekçi, zamanı, yöntemi, parasal kaynağı, elemanı belirlenmiş, gerçekten üyelerin özlemlerini hedefleyen programlar ortaya koyup, programımız doğrultusunda kararlı olarak yürümeliyiz. İçinde bulunduğumuz süreçte konuyla ilgili yapılacak en somut çalışma “Toplu Görüşme Metni” olmalıdır.

Eğitim Sorunu

NE YAPMALIYIZ?

Sendikaların doğal yapıları gereği bir sınıf örgütü oldukları gerçeğini gözardı etmeden, kitleselleşme konusunda her türden seçkinciliği reddeden bir tarz ortaya koymalıyız.

Ülkemizin bölünmez bütünlüğü temelinde herkesin dilini, kültürünü, geleneklerini yaşamın her alanında özgürce kullanıp geliştirdiği, tam bağımsız, demokratik Türkiye özlemi içerisindeyiz. Ülkemizde emek mücadelesinin büyümesi ve enternasyonal emek cephesinde onurlu yerini alması bu yönelişle gerçekleşecektir.

SENDİKAL BİRLİK İKTİDARA!

http://www.geocities.com/sendikalbirlik

e-posta: sendikalbirlik@yahoo.com