SENDİKAL BİRLİK
Sendikal Birlik Nedir?
Sendikal Birlik, politik görüşü ne olursa olsun, sendikal anlayışı benzeşen ve örgütsel bağımsızlığı öne alan, sendika disiplini yerine başka bir disiplin koymayan, ekonomik-demokratik haklar temelinde, tek tek üyelerin gönüllü olarak bir araya gelmesiyle oluşmuş, “çok sesli” olma özelliği gösteren bir harekettir. Hiçbir politik parti ya da yapının yan örgütü değildir.
Kamu çalışanlarının siyasi partilere üye olmasından, sendikalara siyaset yasağı getiren hükümlerin kaldırılmasından yanadır.
Hareketimizin amacı, çalışanların ortak sorunlarını esas alarak, ülke sorunlarına duyarsız kalmayan bir anlayışla, işkollarında sendikasız çalışan bırakmamak, KESK’in yetki alması doğru ve etkin bir mücadele örgütü olmasını sağlamaktır.
- Gerçek demokrasiyi yaşama geçirmek,
- Temel insan hak ve özgürlüklerinden ödün vermemek,
- Toplu sözleşme ve grev hakkımızı kullanılır kılmak,
- Kamu çalışanlarına yeterli gelir, sosyal haklar ve daha iyi çalışma koşulları sağlamak,
- Bilimsel, laik, demokratik, çevreyi koruyan, sanata değer veren, barıştan yana bir eğitim için mücadele etmek,
- Kamu çalışanlarının siyaset yapma hakkını sağlamaktır.
- Örgütsel bağımsızlıktan ödün verilmemelidir.
- Çalışanlar arasında hiçbir ayrım gözetmeden tümünün tek ve güçlü bir sendikada örgütlenebilmesi sağlanmalıdır.
- Bürokratik değil, demokratik merkeziyetçiliği işletmeliyiz.
- Hak almaya yönelik bir mücadele anlayışını egemen kılmalıyız.
- Tüm sendikaların ve KESK’in ulusal ve uluslararası işbirliği ve dayanışmasını geliştirmeliyiz. Ancak yaşanan süreçle ilgili bazı çekincelerimiz var. Özellikle uluslararası ilişkilerin sadece parasal bir temele dayanmasına karşıyız. Biz sendikalarımız ve KESK’in uluslararası sendikalar ailesinin onurlu ve eşit birer üyesi olmasından yanayız.
- Özlük ve mesleki sorunlarımızı temel alan, ancak ülke sorunlarına duyarsız kalmayan sendikacılık anlayışını yaygınlaştırmalıyız.
- Özellikle mali konularda en üst düzeyde şeffaflığı ortaya koymalıyız.
- Açık, katılımcı, saydam bir sendikacılık anlayışını benimsiyoruz.
- Yüksek verim, hakça karşılık istiyoruz.
Sendikalarımızın ve KESK’in eylem anlayışında temel ilkelerimiz şunlar olmalıdır:
- Eylem amaç değil hak alma aracıdır.
- Her sorunun mutlak sokakta çözüleceğini savunan anlayışlara karşıyız. Mücadele-uzlaşma-mücadele çizgisini savunuyoruz.
- Kitle eylemlerinde destek amacıyla gelen dostlarımızın bizim hukukumuza uygun davranmasını sağlamak zorundayız.
- Hedefler doğru tesbit edilmeli, önceliklerden şaşmamalıyız. Ekonomik-özlük sorunlarla ilgili bir etkinliğe siyasal istemler karıştırılmamalıdır.
- Eylemlerde amaç-araç ve risk uygunluğu iyi hesap edilmelidir.
- Üyelerin katılımını gerektiren eylemlerde tabanın istem ve eğilimlerinin karar haline getirilmesine, bunun için katılım kanallarının yaratılması ve açık tutulmasına ihtiyaç vardır. Kararlar mutlaka çoğunluğun istemlerine dayandırılmalıdır.
- İstemlerimizi çözüm önerileriyle birlikte sunan bir eylem anlayışını benimsiyoruz.
- Eylemlerimizde “haklılık ve meşruluk” esastır.
Bu bağlamda eylemlerimiz;
- Sendikalarımızın ve KESK’in amaç ve ilkelerine uygun olmalıdır.
- Gücümüze ve örgütlülük düzeyimize uygun olmalıdır.
- İşkolumuzun özelliklerine uygun olmalıdır.
- Üye olmamış çalışanların, velilerin, öğrencilerimizin, diğer örgütler ve kamuoyunun desteğini almış olmalıdır.
- Şiddet ve taşkınlıktan uzak olmalı; barışçıl yöntemlerden şaşmamalıyız.
SENDİKAL HAREKETİN DIŞINDAN KAYNAKLANAN NEDENLER
Artık dünyanın tek merkezli hale gelmesinden sonraki Küreselleşme ve Yeni Dünya Düzeni (YDD) uygulamaları (özelleştirme, işsizleştirme, taşeronlaşma, geçici veya parça zamanlı çalıştırma, eve iş verme) dünyada ve doğal olarak ülkemizde sendikal mücadeleyi olumsuz yönden etkilemektedir. Şubat krizinden sorumlu olan yöneticiler uluslararası sermaye karşısında sürekli tavizler vererek ayakta kalabilmekte, faturayı toplumun yoksul kesimlerine kesip; işsizlik, yoksullaştırma, insan hakları ihlalleri, anti-demokratik uygulamalar, sosyal devletten vazgeçme sonuçlarını topluma dayatmaktadırlar: Özelleştirmenin anayasaya koyulması, tahkim, sosyal güvenlik yasaları, tütün yasası, 4688 Kamu görevlileri Sendikaları Yasası vb.
Kuşkusuz sendikalar üyelerinin çıkarına siyaset yapacaktır. Ancak sendikalarımızdaki sorun bu değildir. Sendikalarımızdaki sorun; ya iktidarı ele alarak ülkeyi yönetme işlevi olan siyasi partilerin görevlerinin sendikaya yüklenmesi, ya da sendikalarımızın çeşitli partilerin yan örgütü haline getirilmek istenmesidir.
Sendikalarımız ve KESK birkaç parti ya da siyasi yapının yan örgütü görünümü vermektedir. İşte bizim karşı çıktığımız şey budur. Çünkü, biz biliyoruz ki; örgütsel bağımsızlığı tartışma konusu olan sendikaların dolayısıyla KESK’in kitleselleşmesi mümkün değildir.
Sendika ve KESK yöneticileri, gerektiğinde bağlı olduğu partiye rağmen sendikasını ve KESK’i bağımsız tutamazsa, sendikasına da partisine de kötülük eder." Sendikalarımızda örgütlenme düzeyinin % 20’nin altında olması kamu çalışanının % 80’nin hâlâ örgütlenmenin dışında olması başka nasıl açıklanabilir?
Sendikalarımızın ve KESK'in eylem anlayışı, her gün daha kalabalık kitlelerle Kızılay'a gelinip gidildikçe, bir gün işveren mutlaka dize gelecek, toplu pazarlık ve grev hakkını kabul edecektir. Ancak yapabildiğimiz çok ciddi katılımlı eylemlere karşın, doğru dürüst bir kazanım sağlayamadık.
Eylemlerde, eylemin, küçük marjinal grupların gösteri alanı haline gelmiştir.
Polisle itiş-kakış ya da çatışma yaşanması da kitlelerin sendikalara uzak durmasının bir nedenidir.
Eylem, işverenden hak koparmak için, kitleler baskı ve sıkıntı sonucu gazaba geldiği için, demokratik, laik, toplumsal düzen, özgürlükler tehlikeye düştüğünde kaçınılmaz olarak yapılmalıdır.
Meşru zeminlerde, kamuoyunun vicdanında haklılığını bulmuş, haklı olan ve haklı kalan, masum ama kararlı duruşlarla, kitlelerin talepleri doğrultusunda ortaya koyulacak eylem ve etkinlikler ancak hak koparma yollarını açabilir. Yoksa, eylemi ve eylemin yerini fetiş haline getirmenin, bugünkünden başka sonuçlar vermeyeceği anlaşılmış olmalıdır.
- KESK mücadele yöntemi olarak sokağı seçmiştir.
- KESK’te ve sendikalarımızda, sadece merkeziyetçilik ilkesi değil, demokratik merkeziyetçilik ilkesi işletilmelidir.
- Kitlesinden kopmuş, yöneticilerin siyasi tercihlerine göre yönetilen KESK ve sendikalar istemiyoruz.
- Sendikamızda katılımcılık ve demokratik işleyiş hayata geçirilmeli; söz, yetki ve karar çalışanların olmalıdır. Kitlenin demokratik bir biçimde karar alma mekanizmalarına katılması gerekir.
Örgütlerimiz, programsızlık yüzünden, genellikle gündem yaratamamakta, olayların peşinden sürüklenmekte, işverene ya da rakip örgütlere laf yetiştirmekle zaman kaybetmektedir.
KESK ve bağlı diğer sendikalar da, bundan böyle uzak ve yakın hedeflerimize yönelik somut, gerçekçi, zamanı, yöntemi, parasal kaynağı, elemanı belirlenmiş, gerçekten üyelerin özlemlerini hedefleyen programlar ortaya koyup, programımız doğrultusunda kararlı olarak yürümeliyiz. İçinde bulunduğumuz süreçte konuyla ilgili yapılacak en somut çalışma “Toplu Görüşme Metni” olmalıdır.
Örgütlenme Sorunu
Sendikacılık bilgimizin yetersizliği, bölünmüşlük, ideolojik saplantılar, sendika-parti ilişkisindeki yanlış tutumlar, eylem fetişi, sendikalarımızdaki işlevsel sapmalar, çalışanların ilgisini çekecek somut programların ortaya konamamış olması vb. örgütlenme oranımızın düşük oluşunun nedenleridir. "
Sendikaların ve KESK’in gücü, öncelikle üye sayısından gelmektedir. "Kelle sayısı önemli değil, önemli olan niteliktir" gibi anlamsız tartışmalara girilmemelidir.
- Yaşam Hakkına Sahip Çıkmalıyız
- İşsizlikle Savaşmalıyız
- Demokrasi Kültürünü Kökleştirmeliyiz
- Siyaset Hakkını Kazanmalıyız
- Geleceğe Güvenle bakabilmek için: Yetki Almalıyız
- KESK'i İşkolunda Çalışan Herkesin Konfederasyonu Yapmalıyız
- KESK'i Bir Toplu Pazarlık Örgütü Yapmalıyız
- KESK'i Bir Dayanışma Örgütü Yapmalıyız
- KESK'i Bir Katılım Örgütü Yapmalıyız
- KESK'in Temel Birimi sendikalarımız Olmalıdır
- Bilgi, Gücümüze Güç Katacaktır
- Eylemi Amaç Gibi Görmekten Kurtulup, Akılcı Bir Tarz İzlemeliyiz
- Kurumsallaşmayı Geliştirip, Yapılanma Sorunlarımızı Çözmeliyiz
- Güçlü Olmak, Örgütlenme ve Büyümeden Geçer
- Gerçekçiliği Elden Bırakmamalıyız
- KESK'in Kendine Özgü Bir Üslubu Olmalı, Örgütsel Ahlakı Güçlendirmeliyiz
- Geleceğe Güvenle Bakabilmek İçin, Geleceği Örgütlemek Gerekir
Sendikalarımızın ve KESK’in doğal yapıları gereği bir sınıf örgütü oldukları gerçeğini göz ardı etmeden, kitleselleşme konusunda her türden seçkinciliği reddeden bir tarz ortaya koymalıyız.
Ülkemizin bölünmez bütünlüğü temelinde herkesin dilini, kültürünü, geleneklerini yaşamın her alanında özgürce kullanıp geliştirdiği, tam bağımsız, demokratik Türkiye özlemi içerisindeyiz. Ülkemizde emek mücadelesinin büyümesi ve enternasyonal emek cephesinde onurlu yerini alması bu yönelişle gerçekleşecektir.
- KESK Ankara’ya taşınmalıdır.
- KESK, kurumsallaşmalıdır.
- KESK, tüm kamu emekçilerinin örgütlenmesini hedeflemelidir.
- KESK sendika tüzel kişiliklerini öne çıkarmalıdır.
- KESK, Genel merkezleri “şube konumuna düşüren ilişkiler kurmamalıdır.
- KESK, Eylem kararları konfederasyon içinde ve sendikal hedefler gözetilerek alınmalıdır.
- Eylemler için sendika tüzel kişiliklerinin önerileri belirleyici olmalıdır.
- KESK, Eylem yapmış olmak için değil, haklarımızı korumak, geliştirmek ve yeni kazanımlar elde etmek doğrultusunda eylem anlayışını yerleştirmelidir.
- KESK’ten bir parti gibi davranması beklenmemelidir.
- KESK, Kamu hizmetlerinin özelleştirilmesine karşı kararlı bir mücadele vermeli ve bu hizmetlerin iyileştirilerek yaygınlaştırılmasını savunmalıdır.
- KESK, tüm emekçilerin birliğini hedeflemelidir.
- KESK, emperyalizmin tam egemenlik saldırılarına karşı ülke bağımsızlığını ve bütünlüğünü savunmalıdır.
- Grev ve Toplu Sözleşme Hakkı için
- İşkolunda yetki almış bir KESK için
- Özlük ve mesleki hakları korumak ve geliştirmek için
- Bağımsız bir KESK için
- KESK’te sendikacılık yapmak isteyen üyelerin temsili için
- Mali konularda en üst düzeyde şeffaflığı sağlamak için
- Etkin bir KESK için
- İşyerinde, işkolunda ve KESK’te SENDİKAL BİRLİK İKTİDARA!
YAŞASIN GREVLİ- TOPLU İŞ SÖZLEŞMELİ SENDİKAL MÜCADELEMİZ
YAŞASIN DAYANIŞMA, MÜCADELE, BİRLİK! YAŞASIN KESK!