MERHABA  
 

Sendikal Birlik dergisi bu sayı ile ikinci kez okurlarıyla buluşuyor. Dergimizin birinci sayısını yayın hayatına sunduğumuzda, gelecek olumlu ve olumsuz tepki ve eleştirileri merakla bekledik. Ancak merakımız fazla sürmedi.

Dergimizin yayın hayatının ilk gününden itibaren çok sayıda olumlu ve olumsuz eleştiri aldık. Bu durum, dergimize gösterilen ilginin bir göstergesi olarak kabul ettik. Bunun için dergimize eleştiride bulunan tüm dostlarımıza ve ilgilenenlere teşekkür ediyoruz.

Bize sunulan eleştirilerin her iki şeklinden de yararlanarak ve mutlaka dikkate alarak, siz değerli okurlarımıza dergimizin ikinci sayısını sunmadan dolayı mutlu olduğumuzu da duyurmak isteriz.

Değerli Sendikal Birlik okuyucuları, hem Dünya’nın hem de ülkemizin gündemi çok dolu ve hızlı değişiyor.

Ülkemiz halkı bu gündemlerle uğraşırken ve takip etmeye çalışırken, Hükümet sessiz ve tepki almadan “kur ayarlaması” yöntemiyle % 15 civarlarında bir devalüasyon gerçekleştirdi. Bu işi de toplumun her kesiminin en hassas olduğu konulardan biri olan YÖK ve İmam Hatip Liseleri (İHL) ile ilgili tartışmaların yapıldığı, daha doğrusu gerilimin bilinçli olarak tırmandırıldığı zamanda yaptı.

YÖK ve İHL konusunun gerginlik yaratacağını, Meclis’ten geçirilecek yasa tasarısının Köşk’ten döneceğini, AKP ve onun hükümeti bilmekteydi. Bu yasa tasarısını “şimdilik dondurma” söylemleri de bunun bir göstergesidir. Ancak, AKP bu yolla hem çekirdek tabanı denilen toplumun en gerici kesimine mesaj vermiş, hem de gündemi doldurarak yapılan devalüasyonu sessiz sedasız atlamıştır.

YÖK yasa tasarısı tartışmalarının önemli sonuçları da olmuştur. Şöyle ki: İlerici, demokrat, çağdaş ve bilimsel eğitimden yana olan bir kişinin YÖK’ü savunması olanaklı değildir. Ancak YÖK’ün alternatifi de bu YÖK yasasının içeriği değildir. Bu yasa mevcut YÖK’ün daha gerisinde ve daha antidemokratik bir içeriğe sahiptir. Yani kötüye alternatif olarak daha kötü sunulmuştur. Mevcut YÖK’e belirli oranda meşruluk kazandırmıştır. En kötü olanı da budur.

YÖK tartışmaları aynı zamanda AKP’nin içini, dışına bir kez daha çıkarmıştır.

Tüm bunlar olurken Muhalefet Partisi CHP olanlara yalnız karşı çıkmış ve Köşk’ün geri iadesine umut bağlamıştır. Oysa muhalefet partisinden beklenen YÖK’e yönelik ve daha çağdaş, daha bilimsel ve daha özgür bir üniversite projesinin sunulmasıydı. Yani muhalefet partisi de bir değişim projesi sunmalıydı.

Önümüzde sendikamız ve konfederasyo numuz için oldukça önemli bir süreç vardır. Çünkü; toplu iş görüşmeleri başlayacaktır.

Bu sürecin çok çetin geçeceği kesindir. Çünkü iki önemli konu sendikalarımız ve KESK önünde karabasan gibi durmaktadır; “Kamu Yönetimi Yasa Taslağı” ve IMF’nin 3 Haziran 2004 tarihli gazetelere yansıyan istekleri, yine kamu emekçilerinin perişan edileceği doğrultudadır.

KESK ve bağlı sendikalar bu bilinçle toplu görüşme sürecine hazırlanmalıdır. KESK bu toplu görüşme sürecini birkaç görüşmeyle sınırlı görmemeli, taleplerimizde sonuna kadar ısrarcı olmalı, hak almadan masayı terk etmemelidir. Süreç bütünlüklü düşünülmeli, kesintiye uğratılmadan bütçe dönemi de göz önünde tutularak, örgüt bilindik eylem tarzından arınmalı ve hak alabilmek için g(ö)rev yapmayı hedeflemelidir.

Bu inanç, bu örgütlülük düzeyi, bu kararlılık kamu çalışanları tarihine yabancı değildir. Yeter ki örgüt yöneticileri HA-VET’çi davranışlarından arınabilsinler.

Bir sonraki sayıda görüşmek dileğiyle…

 

 
 

Ana Sayfa  | İçindekiler | Bir sonraki yazı

 
 

web:www.sendikalbirlik.net, e-posta: sendikalbirlik@sendikalbirlik.net

 
 

Sendikal Birlik, Üç Aylık Sendikal Kültür Dergisi, Haziran 2004, Yıl 1, Sayı 1