|
TOPLANTIYA KATILAN İLLER/ŞUBELER
Adana, Ankara Şubeleri, Aydın,
Bilecik, Bursa, Çanakkale, Denizli, Gaziantep, Gebze, İstanbul, İzmir Şubeleri,
Kocaeli, Konya, Kütahya, Manisa, Osmaniye, Sakarya, Tekirdağ, Trabzon, Zonguldak.
TOPLANTININ İŞLEYİŞİ
Sendikal Birlik Türkiye 2.
Toplantısı, Yalova'da, 3-4-5 Şubat 1997 tarihlerinde dört ayrı oturum biçiminde
gerçekleşti. Toplantının organizasyonunu Sendikal Birlik Sakarya Yürütmesi yaptı.
Oturumların sürekli yazmanlığını Hasan
Fahri Vural ve Selçuk Alp, oturum başkanlıklarını sırasıyla Kemal Avcı, Cemil
Erol, Birol Tutkan ve Mehmet Bakır Türkmen yaptı. İlk oturumda gündem tartışıldı:
1. Bilgilendirme,
2. Komisyonların oluşturulması,
3. Sendikal Birlik'in KESK düzeyinde örgütlenme çalışmaları,
4. EĞİTİM-SEN'e yönelik görüşler ve öneriler,
5. KESK'e yönelik görüşler ve öneriler,
6. Sendikal Birlik'e yönelik görüşler ve öneriler,
7. Sendikal Birlik Çalışma Programı'na yönelik görüşler ve öneriler,
8. Mali durum,
9. Dilekler ve öneriler.
biçiminde kesinleşen ve oylanarak kabul
edilen gündem işlemeye başladı.
Yalova toplantısına, Özdere
toplantısına göre daha çok ilin/şubenin katıldığı, nicelik ve nitelik yönünden
daha iyi olduğu konuşmacılar tarafından vurgulandı.
İl/şube sözcülerinin tamamının
toplantıya yazılı rapor sunduğu saptandı.
Toplantı bitiminde okunacak özet sonuç
bildirgesini hazırlayacak komisyona Mehmet Kartal, Yüksel Yüksek, Mustafa Karabela
seçildi. Toplantının havasını tabana yansıtacak daha ayrıntılı bir sonuç
bildirgesinin hazırlanması önerisi edildi. Bu komisyona, İzmir şubeleri sözcüleri
seçildi. Sendikal Birlik Çalışma Programı adlı kitapçığın yeni öneriler
doğrultusunda yazımı Sendikal Birlik Merkez Yürütme Kurulu'na verildi.
Toplantının son günü, alınan İlkesel
Kararlar ve Sonuç Bildirgesi okundu ve oylanarak kabul edildi.
SENDİKAL BİRLİK'E İLİŞKİN
GÖRÜŞLER VE ÖNERİLER
A-GÖRÜŞLER
Sendikal Birlik, belli bir siyasi
anlayışı savunan grup olmadığı gibi, gerçekte grup da değildir. Sendikal Birlik,
sendikalarımızın ilk kuruluş yıllarının "birlik ruhu"nu yaşatma
ihtiyacından doğmuş, doğru sendikal anlayışı savunan bireylerin gönüllü
birliğidir. Bu birliğin temelinde, birlik ruhunu yaşatma ihtiyacı vardır. Sendikal
Birlik adı, bu gönüllü birliğin bir ifadesidir. Sendikalarımıza ve
Konfederasyonumuza birlik ruhu egemen olduğu, doğru sendikacılık anlayışı
yerleştiği zaman Sendikal Birlik'e de ihtiyaç kalmayacaktır.
Sendikal Birlik, kalıcı bir grup
olmadığı gibi, alternatif bir örgütlenme de değildir. Sendikal Birlik, sendikamız
EĞİTİM SEN'i ve konfederasyonumuz KESK'i savunduğumuz sendikal anlayış
doğrultusunda etkilemeyi, sendikal anlayışımızı yerleştirmeyi; daha demokratik,
daha kitlesel, daha kurumsal, daha mücadeleci bir EĞİTİM-SEN ve KESK yaratmayı
hedefleyen gönüllü birliktir.
Sendikal Birlik, sessiz çoğunluğun sesi
olmaya kararlıdır.
Sendikal Birlik, sendikal disiplini
temel alır. Sendikal disiplin yerine başka disiplinleri öne çıkarmaya çalışan
anlayışlara karşı tavır alır. Bunları yaparken, tüm çalışanların siyaset
yapma, siyasî partilere üye olma, siyasî partilerin yönetimlerine katılma
haklarını sonuna kadar savunur.
KESK/Sendikal Birlik Bildirgesi tabanda
olumlu yankı bulmuştur.
Sendikal Birlik'e tabanda önemli
katılımlar var.
Diğer sendikalardaki, anlayış birliği
olan bireylerle iletişim yeterli düzeyde değildir.
Sendikal Birlik, özelleştirme konusunda
netleşmelidir.
Salt muhalefet anlayışıyla bir yere
varılamaz.
Tabanın özlemine denk düşen
politikalar oluşturmak yetmiyor. Bunun yaşama geçirilmesi için mücadele gerekiyor.
Sendikal Birlik tabanı, önemli
ölçüde, yanlışlara karşı çıkmamış seyirci kalmış, kendi köşesine
çekilmiş; meydanı grupçu anlayışlara bırakmıştır.
Sendikal Birlik'in görüşleri tabana
yeterince yansıtılamıyor.
Sendikal Birlik Merkez Yürütmesi tabanla
iletişimde yeterli hızı ve titizliği gösteremiyor.
B- ÖNERİLER
Her birimde, diğer sendikaların Sendikal Birlik yürütmeleriyle,
temsilcileriyle, tek tek bireylerle sıkı bir iletişim içinde olunmalıdır.
İşyerlerinde, Sendikal Birlik anlayışına yakın olanlar saptanmalı,
iletişim kurulmalı, her işyerinde Sendikal Birlik sorumlusu belirlenmelidir.
Sendikal Birlik içinde yer alan arkadaşların hem grup, hem de sendika
toplantılarına katılımı sağlanmalıdır.
Sendikal Birlik, emekli olanlardan da yararlanılarak, nicelik, nitelik ve
ekonomik yönden güçlendirilmelidir.
Sendikal Birlik içinde yer alan gönüllü arkadaşlardan düzenli olarak
sendika ödentisi oranında katkı alınarak malî sorun çözümlenmeli, gelir ve
giderler düzenli/belgeli dosyalanmalı, grup içindeki herkesin denetimine açık
olmalı, toplantılarda bilgilendirme yapılmalıdır.
Sendikal Birlik, kendi içinde sendikal ve meslekî amaçlı toplantılar
yapmalıdır.
Sendikal Birlik, eylemlerin karar sürecinden uygulanmasına kadar etkin
olmalıdır.
Sendikal Birlik, her türlü eylem ve etkinliğin içinde yer almalı,
yanlışlara karşı çıkmalı; görüşlerimizi birileri beğenmeyecek diye susmamalı,
duruma ve sürece ilişkin değerlendirme ve önerilerimizi her yerde dile getirmelidir.
Başta eğitim, sağlık, haberleşme, enerji olmak üzere yaşamsal
işkollarında özelleştirme adı altında haraç mezat satışlara karşı
çıkılmalıdır.
Bilimsel, laik, demokratik ve katılımcı eğitimin yerleştirilmesi ve
geliştirilmesi için sürekli çaba harcanmalıdır.
EĞİTİM SEN yayınlarına sahip çıkılmalı; yazılarıyla beslemeli,
alanında çıkan yayınlar kesintisiz izlemelidir.
Sendikal Birlik, sürekli ve sıkı iletişim için bülten çıkarmalıdır.
Merkez Yürütme iletişimde daha hızlı, daha titiz olmalıdır.
İttifaklar konusu netleştirilmeli, ittifaklar sendikal ilke ve anlayışlara
dayandırılmalıdır. İlkesiz ittifaklar yapılmamalıdır.
Sendikal Birlik Çalışma Programı kitapçığı "Sendikal Birlik, Görüşler
ve Öneriler" adıyla, yeni öneriler doğrultusunda geliştirilerek yeniden
yazılmalıdır.
EĞİTİM-SEN'E
İLİŞKİN GÖRÜŞLER VE ÖNERİLER
A-GÖRÜŞLER
Kurumsallaşma istenilen düzeyde
değildir.
İşyerlerinde kurumsallaşmanın adı
bile anılmıyor.
Metropol illerde birden çok şube
bulunması ve üniversite çalışanlarının ayrı şubede örgütlenmesi, örgütümüz
için bir zaaf oluşturuyor.
Sendika-konfederasyon ilişkisi içinde,
EĞİTİM-SEN'in bağımsızlığı tartışma konusu haline geliyor.
MYK'da ortak, merkezî yönetim
anlayışı bulunmuyor.
Mücadele anlayışının merkezine,
eğitim işkolunun sorunları konamadığı için yönetim birimleri ile taban arasında
kopukluk yaşanıyor.
Sendikamız, işkolumuzda çalışanların
birliğini sağlamada çekim merkezi olamıyor.
Dar grupçu anlayışlar, sendikal
hedefler yerine siyasî hedefleri öne çıkarıyor.
Sendikamız, "solcu sendika"
imajı veriyor.
Sendika-.siyaset ilişkisi dengelenemiyor,
bu ilişkideki ince, ama önemli çizgi görmezden geliniyor.
Eylem anlayışında bir gelişme olmakla
birlikte, başarılı eylemler sık sık yinelenerek, basın açıklamasından iş
bırakmaya kadar bütün eylemler eskitilmiştir.
Alınan merkezî eylem kararlarına taban
ilgi duymuyor.
Çalışmalara üyelerin katılımı
sağlanamıyor.
Yayınlar dil olarak da, içerik olarak da
tabana cazip gelmiyor.
DEK ile ilgili çalışmalar doğru
yönlendirilemediğinden, yapılıp yapılamayacağı tartışılıyor.
İLKSAN, üyelerine zarar veren bir kurum
olmayı sürdürüyor.
B- ÖNERİLER
İşyerlerinden Genel Merkez'e kadar her
yönetim biriminde kurumsallaşma çalışmaları hızlandırılmalıdır.
Tüzük komisyonu oluşturulmalı,
aksayan, ihtiyaca cevap vermeyen maddeler tartışmaya açılmalıdır. Metropol illerdeki
birden çok şube ve üniversiteler şubesi sorunu, EĞİTİM-SEN örgütlülüğü
içinde acilen çözümlenmelidir. İşverene paralel bir örgütlenme modeli
oluşturulmalıdır.
EĞİTİM-SEN, Tüzük'te ifadesini
bulduğu gibi, bağımsız bir sendikadır. Bu bağımsızlık, KESK için de
geçerlidir.
EĞİTİM-SEN, KESK'in şubesi değil,
gönüllü bir üyesidir, İlişkilerde, bu ince ve önemli ayrıma özen
gösterilmelidir.
MYK'da ortak, merkezi bir yönetim
anlayışı oluşmalı, sesler arasında akort bulunmalıdır.
Sendikanın mücadele anlayışının
merkezine, işkolumuzun sorunları oturtulmalı; işyeri ile şube, şube ile merkez
arasındaki kopukluk giderilmelidir.
Eylemin başarısı, tabanın karar
sürecine katılımıyla doğru orantılıysa, merkezî eylem kararlarından
kaçınılmalı, merkeziyetçi anlayış değil, demokratik anlayış öne
çıkarılmalıdır.
Uzun süreli, çok hedefli eylem
takvimleri yerine, gündeme oturan somut bir durum için eylem takvimi yapılmalıdır.
Başarılı eylemler basamak yapılarak,
alışılmış eylem biçimleri yerine, yeni ve etkili eylem biçimleri bulunmalıdır.
İş bırakma gibi, riski doğrudan
kişinin kendisini ilgilendiren eylemler, işyerinde, üyelerce oylanmalıdır.
Sendikamız politik hesaplar ve küçük
siyasî çıkarlar yerine, tüm hedef kitleyi kucaklayacak sendikal politikalar
oluşturmalı, Tüzüğümüzün üyeliğe kabul maddesi ve çalışma programının
örgütlenme hedefleri bir kez daha hatırlanmalıdır.
EĞİTİM-SEN'de, demokratik işleyiş
içinde herkesin kendini ifade edebilmesi için her grup, her birey kendi felsefî,
siyasal, politik ve ideolojik düşüncelerini kendine saklamalıdır. Sendikal
mücadelede, siyasi disiplin yerine, sendikal disiplin egemen olmalıdır.
Yayın politikasını grup anlayışları
ya da kişilerin niyetleri değil, kurumun ihtiyaçları belirlemeli, bunun için de,
içinde bilim adamlarının da bulunacağı bir komisyon oluşturulmalıdır.
Örgütlenme ve mücadele çerçeveli
bilimsel bir anket hazırlatılmalı, iş kolumuzda çalışanların tümüne
uygulanmalıdır.
EĞİTİM-SEN'in örgütlendiği
işkolunun bir gereği olarak "eğitim" gibi ciddî bir kaygısı
olmalıdır. Bunun sözle ifadesi yetmez: çalışmaya, pratiğe yansımalıdır.
Mesleğe yeni katılan, pedagoji
formasyonu olmayan, kesin sayı bilinmemekle birlikte 50-60 bin olduğu söylenen
öğretmenlerle ilgili olarak; EĞİTİM-SEN, bu öğretmenleri meslekte verimli kılacak
bir projeyi hazırlamak ve bunu, işveren bakanlıkla gerçekleştirmek göreviyle karşı
karşıyadır.
Doğu'da ve Güneydoğu'da kapalı okullar
için kısa ve uzun vadeli çözümler üretilmelidir.
Her bireyin kendi anadilinde eğitim
görmesi en doğal hakkı olmalıdır.
8 yıllık temel eğitime sahip
çıkılmalıdır.
TV kanallarında yayınlanan çocuklara
yönelik, şiddet içeren çizgi filmlere karşı tavır alınmalıdır. Çocuk programı
yapan kanalların hazırladıkları programların, pedagojik kurullardan geçmesi, bunun
yasal zorunluluk olması için sendikamız girişimde bulunmalıdır.
Emekli olan üyelerimizin bilgi ve
birikiminden yararlanmak için uygun ortam hazırlanmalıdır.
DEK hazırlıkları aceleye getirilmemeli,
birilerine alternatif bir kurultay olarak düşünülmemeli, üyelerimizin, bilim
adamlarının ve demokratik kitle örgütlerinin katkılarıyla adına yakışır bir
kurultay gerçekleştirilmelidir.
Sendikamız, İLKSAN konusundaki
gelişmeleri yakından izlemeli, üyelerini zamanında bilgilendirmelidir.
Sendikamız, öğretmen evleri ve dinlenme
kamplarının satışına karşı çıkmalı, işleyişinin demokratikleştirilmesi
konusunda mücadele etmelidir.
Meslekî ve sendikal eğitim konulu
kitapçıklar hazırlamalıdır.
KESK'E İLÎŞKİN
GÖRÜŞLER VE ÖNERİLER
A- GÖRÜŞLER
KESK kurumsallaşamamıştır.
KESK'in yapılanması yanlıştır. Bugün
yaşanan olumsuzluklar, bu yanlış yapılanmanın bir sonucudur.
KESK, kendisine bağlı olan sendikalar
tarafından bile desteklenmeyen bir örgüt konumundadır.
KESK, sendikaları kendine bağlı birer
şube gibi görme alışkanlığını sürdürüyor.
GYK'nın, tabanı ne kadar temsil ettiği
tartışmalıdır.
KESK il şubeler platformunun hem
yapılanması, hem temsili hatalıdır; sendika genel merkezlerini ve şubelerini devre
dışı bırakmaktadır.
KESK Tüzüğü, kamuda çalışanların
durumuna uygun değildir.
Genel Merkez'in Ankara dışında
bulunması çalışmaları, sorunların yerinde çözümünü zorlaştırıyor.
KESK, kendi işlevine uygun politikalar
geliştiremiyor.
KESK, iş bırakma eyleminde tabanını
kucaklayamamış, sanılanın aksine, aktivizmi değil, pasifizmi yaratmıştır.
İşçi Sendikaları Konfederasyonları
Platformu'nda KESK'in çekilmesinin hiçbir gerekçesi ve mazereti olamaz.
KESK'in mücadele hattı, tabanın somut
istemlerine denk düşmüyor.
B- ÖNERİLER
KESK'in yeniden ve sağlıklı
yapılanması için tüzük, önyargısız tartışılmalı ve ihtiyaçlarımıza uygun
biçimde değiştirilmelidir.
KESK Genel Merkezi Ankara'ya
taşınmalıdır.
KESK, üye sendikalarıyla ilişkide, üye
sendikaların bağımsızlığını zedelemeyecek bir kurumsal ilişki geliştirmelidir.
GYK kaldırılmalı, KESK MYK'sını
sendikaların tüzel kişilikleri oluşturmalıdır.
KESK'in, mücadele anlayışı, tabanın
somut istemlerine denk düşmeli, güncel siyasal sorunlara endekslenmemelidir.
İşçi Sendikaları Konfederasyonları
Platformu'nda KESK de yer almalı, emeğin demokrasi mücadelesine katkı koymalıdır.
KESK düzeyinde diğer konfederasyon,
sendika ve kitle örgütleriyle birlikte hak almaya yönelik ortak eylemler yapabilme
ortamı sağlanmalıdır.
KESK il şubeler platformu eğitim,
bilgilendirme, organizasyon işlevli olmalı; çalışma ilkeleri, yöntemi
belirlenmelidir.
KESK siyasi parti, grup ve çevrelerden
bağımsız davranabilme yeteneğini göstermeli ve bu yeteneğini geliştirmelidir.
İLKESEL KARARLAR
Sendikal süreçteki durgunluğun,
tıkanıklığın açılması için; işyerlerinde, ilçelerde, illerde sendikamızın
tanımladığımız gibi olması, eylem anlayışımızın yaşama geçmesi, ödenti
ödeme ile başlayan ve katılımı içeren sorumlulukların yerine getirilmesi ve
bunların tabanda tavır olarak yaşama geçirilmesi;
KESK GYK üyelerinin ortak imzalı bir
yazısı ile: ,
KESK'in tutum ve davranışının dile
getirilmesi.
İşçi sendikaları/konfederasyonları
ile birlikte olamamanın nedenlerinin sorulması,
Bu durumun sürekli böyle
gidemeyeceği/gitmemesi gerektiği, tavrının gerçekleştirilmesi,
3. EĞİTİM-SEN
MYK'sındaki arkadaşların;
İşyerlerine dönülmesi,
Eylem anlayışımızın yaşama geçmesi,
Eğitim alanına ağırlık verilmesi,
tavrını koyması,
İzmir-Özdere ve Yalova toplantı
tutanaklarından yola çıkılarak ve içinde bulunduğumuz verili durum
değerlendirilerek, işyerlerine yönelik "Daha İyi Bir EĞİTİM-SEN, Daha İyi
Bir KESK İçin (Görüş ve Önerilerimiz)" adlı kitapçığın
çıkarılması,
Sendikal Birlik Çalışma Programı'nın
yeni öneriler doğrultusunda ele alınması,
Sendikal Birlik bölge, il ve ilçe
örgütlenmelerine, hem EĞİTİM-SEN, hem de KESK düzeyinde hız verilmesi,
KESK'in, mücadeleyi, iççi sendikaları
konfederasyonları ile ortaklaştırması,
Sendikal Birlik bölge ve il
toplantılarının yapılması,
Yasa taslağı konusunda işyerlerinde,
ilçelerde, illerde tepkiler oluşturulması, siyasi partilere baskı gücü
oluşturulması,
Öğrenci velileri ile diyalogun,
iletişimin artırılması, öğrenci velilerinin örgütlenmesi çalışmalarının
yapılması,
Sendikal çalışmalarda, eğitim
alanının her birimde öne çıkarılması,
Eylemlerin işyerine taşınması
sürecinin hızlandırılması esasının yaşam biçimine dönüştürülmesi,
EĞİTİM-SEN'de temel işlevin öne
çıkarılması, toplu sözleşme sürecinin başlatılması,
KESK ve EĞİTİM-SEN ilişkisinin
kurumsal bağımsızlık temelinde sürmesi, eylem ve etkinliklerde bağımsız
davranabilmesi,
Bundan sonra yapılacak Türkiye
toplantılarının bir bölümünün konulu seminer biçiminde kullanılması ve
yapılacak ilk toplantı konusunun Merkez Yürütme tarafından belirlenmesi, ilkesel
kararlar olarak oylanarak kabul edildi.
EĞİTİM-SEN SENDİKAL
BİRLİK SONUÇ BİLDİRGESİ
(5 Şubat 1997)
Şeriatçı tırmanış ve
provokasyonlara, tankların palet seslerinin karıştığı bir ortamda yapılan Yalova
toplantısı, hem grup hem de kamu çalışanlarının yürüttüğü sendikal haklar ve
özgürlükler mücadelesi açısından tarihi bir değere sahiptir. Hemen belirtelim ki,
Sendikal Birlik grubu demokrasiye yönelik tehdit ve tehlikelere karşı asla kayıtsız
kalmamıştır, kalmayacaktır. Demokrasi olmadan hiçbir demokratik hakkın, bu arada
sendika hakkının da olamayacağının bilincindeyiz. Devleti kuşatan çeteler
karşısında tutumumuz neyse, şeriatçı tırmanış ve tank seslerine karşı tutumumuz
da odur. Ülkemizin demokratikleşmesi mücadelesinden asla ödün vermeyeceğiz.
Kamu çalışanlarının yürüttüğü
sendikal mücadele çok sıkıntılı bir dönemden geçmektedir. Sendikalardaki
kurumsallaşma eksikliği ve anlayış daralması kitlelerle olan bağı
zayıflatmaktadır. Yeni üyelerin kazanılması ve daha da kitleselleşme noktasında
önemli sıkıntılar yaşanmaktadır. Konfederasyonumuz KESK ve ona bağlı sendikalar;
özellikle de sendikamız EĞİTİM-SEN, yüzünü hedef kitleye ve onun
önceliklerine çevirmelidir. Eylem ya da eylemsizlik mutlaklaştırılmamalı; sokak
eylemleri ve iş bırakmalar kadar görüşmeler ve uygar ilişkilerin de önemi
kavranmalı ve amaca uygun her yöntemden yararlanmalıdır. Kamu çalışanlarının
öncelikli talepleri en geniş taban taramasıyla tesbit edilmeli ve eylem
anlayışımıza, siyasa) grupların "daha mücadelecilik" yarışı
yerine, kitle talepleri yön vermelidir. Somut kazanımlara ve demokratik açılımlara
yönelmeyen tutumlar bizi kitlelerle buluşturamaz.
EĞİTİM-SEN nicelik ve nitelik yönünden
KESK'i oluşturan sendikaların en büyüğüdür. Sendikamız dili, söylemi ve tavrıyla
KESK'e ağırlığını koymalı, onu etkilemelidir. Kitlelerle ve demokrasi güçleriyle
kurup geliştireceğimiz bağlar hem sendikal mücadelemizin önünü açacak, hem de
ülkemizin demokratikleşmesine katkı koyacaktır. EĞİTİM-SEN, sınıfın birliği ve
ortak mücadelesi konusunda ısrarcı olmalı; işçi sendikalarıyla birlikte iş ve
eylem üretmenin bir yolu mutlaka bulunmalıdır. Çalışanların birliğini savunanlar,
önkoşul öne süremezler. "Şunlar varsa biz yokuz ya da bildirilere bizim
görüşlerimiz tümüyle yansımazsa biz olmayız" anlayışı bizi emek
güçleriyle birleştirmez. KESK emek güçleri ve işçi konfederasyonlarıyla her
koşulda birlik olmayı becermelidir. KESK işçi sendikalarıyla birlikte oluşturulan
yapının dışına düşerse tarihi bir hata yapmış olur.
Sendikalar sömürüyü sona erdiren değil,
sınırlandıran örgütlerdir. Öyleyse, sendikalarımız ve Konfederasyonumuz siyasal
sorunların bu arada Kürt sorununun çözümüne talip olmamalıdır. Her konuda olduğu
gibi bu soruna da demokrasi içinde çözüm önermeliyiz. Barış gerçek anlam ve
içeriğiyle savunulmalıdır.
Sendikal Birlik yapıcı üslubu ve kararlı
tutumuyla sendikalarımıza musallat olan yanlış anlayışlara karşı mücadele
edeceğini bir kez daha yinelemektedir. Kamu Çalışanları Yasa Tasarısı gündemimizin
önemli maddelerindendir. Bu konuda KESK'in geliştirdiği ve yürüttüğü tutum
doğrudur, desteklenmelidir. Her konuda olduğu gibi bu konuda da bilimden, bilgiden;
bilim adamı ve uzmanların görüşlerinden sonuna kadar yararlanılmalıdır.
Aydınlık ve demokratik bir Türkiye
hepimizin özlemidir. Sendikal Birlik grubu, daha güçlü bir EĞİTİM-SEN , daha
nitelikli bir KESK ve daha özgür bir ülke için yapılması gerekenlerin hepsinin
içinde ve önünde olacağını belirtir. |
|