| SENDİKAL BİRLİK BÜLTENİ | ||
| 12 Ağustos 2000 | ||
Bilindiği
gibi Eğitim Sen IV. Olağan Genel Kurulu 18-20 Temmuz 2000 tarihinde Ankara’da
yapıldı. Sendikal
Birlik olarak Genel Kurul öncesinden itibaren, sendikamızın kamu çalışanları
mücadelesindeki yeri ve sorumluluğunun üzerinde durduk. Eğitim Sen’in sorunlarını
aşması aynı zamanda kamu çalışanları mücadelesinin de önünü açacaktır dedik.
Bu yaklaşımla sorunların mutlaka sendikamız ihtiyaçları üzerinden tartışılması
gerektiğini ortaya koyduk. İşte tam da burada, sendikamızın hiç sorunu olmayan
“temsiliyet” noktasında (Genel Başkanlık) bir tartışma dayatıldı. Üstelikte
açıkça “örgütün bir temsiliyet sorunu yok ama bizim grubumuzun genel başkanlığa
ihtiyacı var” denilerek sendikal ihtiyaçlar ve ilkeler değil grup çıkarları öne
çıkarıldı. Bu
olumsuz, hiçte sendikal bir perspektif izlemeyen tutuma karşın örgütsel
sorumluluğumuzun gereği soğuk kanlılığımızı koruyarak gidişatı sendikamızın
ihtiyaçlarına göre şekillendirme çabalarımızı Genel Kurul süresince sürdürdük. Tohumları
aylar önce Eğitim Sen dışında oluşturulan “kutsal, siyasal-ittifak”
anlaşılıyordu ki; Sendikal Birlik’in temel perspektifi olan “Örgütsel
Bağımsızlık” ve “kitleselleşme” ilkelerinin yaşam bulması bir yana adeta
bunları ortadan kaldırmayı hedeflemişti. Elbette
pek çok şeye tahammül edebilirdik. Ancak, bu yıkıma, on yıllık mücadele sonucu
yarattığımız sendikal varlığı tüketecek bu tutuma, ortak olmamız mümkün
değildi. Bu
nedenle, bırakın üyelerimize, yandaşlarına bile kendisini anlatma şansı
olmayan bu “kutsal, siyasal-ittifak”a karşı muhalefet etmenin tek yolunun
örgütümüze daha çok, daha çok sahip çıkmaktan geçtiğini açıklayarak Genel
Kurul görevimizi tamamladık. Sevgili Arkadaşlar, Bu
Genel Kurul ne ilk, ne de son genel kuruldur. Gelinen nokta iki yıl bile süreceği
kuşkulu bir sürecin başlangıcıdır. “12
Eylül karanlığını yırtarak” ortak sorunlarımızın çözümü, mesleki onurumuz
geleceğimiz için dişimizle, tırnağımızla oluşturduğumuz sendikal varlığımızı
işverene heder ettirmedik, böylesi “ittifaklara” hiç ettirmeyiz. Genel
Kurul sürecine ilişkin ayrıntılı değerlendirme daha sonra yapılacaktır. Sonbaharda
yapacağımız Türkiye toplantısı için sendikamızın tüm birimleri ve grubumuza
ilişkin geniş değerlendirmelerle gelmenizi bekliyoruz. Söz
konusu toplantıya kadar tüm şubelerde yeni Sendikal Birlik yürütme ve sözcüleri
belirlenmiş ve Türkiye Yürütmesine bildirilmiş olmalıdır. Şubelerdeki Sendikal
Birlik yürütmeleri, grubun mali sorunlarının çözümü ve çalışma yöntemi
konusunda önermelerle gelmelidir. Sendikamızın
siyasi grupların arenası haline gelmemesi için, hangi siyasi anlayıştan olursa olusun
“sendika derdi olan” tüm üyelerimizle birlikte davranmaya ihtiyacımız vardır. Zaten
bu siyasi gruplarla mücadelenin panzehiri de kitleselleşmektir. Başkalarının böyle
bir derdinin olmadığı açıktır. Çünkü, eğitim işkolu çalışanları içinde
çok düşük sayıda bir yandaş sayısına sahip olan bu gruplar çok iyi bilirler ki,
sendikamız kitleselleştikçe, kendilerinin esamesi okunmayacaktır. Sevgili Arkadaşlar, Bu
örgütte kitleselleşmeyi ancak Sendikal Birlik sağlayacaktır. Elbette, sendikamızın
bu genel kurulunda yaşananlar istediğimiz doğrultuda olmamıştır. Ancak sorunların
çözümü sanıldığı kadar zor değildir. İşyerimizde,
şubelerimizde, gerginlikten uzak; işi daha keyifli hale getirerek sarıldığımızda,
önümüzdeki dönemde yapacağımız çalışmalarla güçlü bir EĞİTİM SEN ve
KESK’i hep birlikte yaratabiliriz. Göreceksiniz
ki sendikamızda birlikte yaşatacağımız güzellikleri, birlikte paylaştığımız
günler uzak değildir. Sizlere yürek dolusu selam, sevgi, saygı sunuyor; çalışmalarınızda başarılar diliyoruz. |