| SENDİKAL BİRLİK BÜLTENİ | ||
| Aralık 2000, Sayı: 2 | ||
Sevgili Arkadaşlar Ülkemiz kamu çalışanları sendikal mücadelesinde eylem anlayışı genellikle yanlış bir çizgide sürdürüldü. Genel anlamıyla eylemi, sendikal hedeflere varmada, işvereni zorlayan, kamuoyu oluşturan bir araç olarak görmek yerine, eylem yapmak amaç haline getirildi. Öyle ki, sendikal mücadelede sokağa dökülmenin dışındaki yöntemler gerektiği gibi kullanılamadı. Bu yöntemlerle işveren sonuna dek zorlanmadan hemen sokağa dökülündü. Zaman zaman ne için eylem yapıldığı bile karıştırıldı. Adeta her şey eylem yapmış olmak içindi. Her yıl belirli aylar ya da günler bizim eylem günlerimiz haline geldi. Böylesine çok ve sık eylem yapıldığı için de, kimi zaman hedefler, kimi zaman eylemin içeriği, kimi zaman atılan sloganlar, kimi zaman katılımcılar her şey birbirine karıştırıldı. Bu yaptıklarımızın bizi toplu sözleşmeye giden yolda kaç adım ileriye götürdüğü konusunda ciddi değerlendirmeler de yapmadık. Genellikle biraz kalabalık toplayabilmişsek (katılım anlamında köşe taşı sayılabilecek eylemler de yaptık) ya da herhangi bir nedenle biraz medyaya gerebilmişsek övgüler düzdük. Aşağıda yukarı bu şekilde on yılı devirerek 1 Aralık 2000'e geldik. 1 Aralık eylemi bu güne dek yaptıklarımızdan farklı özellikler arz etmektedir. Birbirleriyle rekabet içinde olan, hatta çoğu zaman birbirlerini ağır dille suçlamış olan konfederasyonların eksiğiyle fazlasıyla birlikte bir davranış ortaya koyabilmiş olmaları en önemli noktalardır. Bazı konfederasyonlar eyleme yeterince insan katmamış olsa da Emek Platformu'nun eyleme katılacağını beyan etmesi bile çalışanlar arasında güven oluşturmuştur. 1 Aralık'ta meydanlarda daha yoğun olan KESK'ti. KESK'in bu yoğun katılımında bile kararların Emek Platformu'nda alınmış olmasının olumlu etkileri gözden kaçırılmamalıdır. Sorunların çözümünde etkili olabilmek, önemli ölçüde çalışanların ya da onların örgütlerinin birlikte tutum almayı becermesinden geçecektir. Kimsenin kimseyi yok sayma hakkı yoktur. Toplu sözleşme masasına oturabilmek için hedef, çalışan kimliği temelinde en geniş sendikal birliği örmek olmalıdır. Bu anlamda Emek Platformu önemsenmelidir. Birlikte iş yaparak, birbirimize güven vererek Emek Platformunu geliştirmek, daha etkin kılmak zorundayız. SB Türkiye yürütmesi yaptığı toplantıda örgütlenme komisyonu oluşturmuştur. Komisyon üyeleri kendi bölgelerindeki SB çalışmalarının daha verimli hale getirilmesi, SB örgütlenmesinin az etkin olduğu yerlerde yürütmelerin oluşturulması için iletişim ve organize bağı kurmakla görevlidirler. Bu amaç ve kapsam doğrultusunda her komisyon üyemiz;
|