| |
BES SAHİPSİZ DEĞİLDİR!
Sendikamız Büro Emekçileri Sendikası (BES), Olağan Kongresini KESK ve
üye sendikalarından farklı olarak tek başına toplamıştır. 4688 sayılı
Kamu Görevlileri Sendikaları yasası sonrasında yapılan 2. Kongre, kamu
emekçilerinin kazanılmış haklarını ortadan kaldıracak yasa tasarılarının
Mecliste görüşüldüğü bir dönemde yapılmaktadır. Kongremiz bu açıdan anlamlı
ve önemlidir. Kamusal alanın, çalışanların ve sendikalarımızın tasfiyesinin
gündemde olduğu bu süreçte kongremizin vereceği yanıtın anlamı ortadadır.
BES, işkolunda, 205.000 çalışanın olduğu 44 kurumu örgütleme göreviyle
karşı karşıyadır. Bugün sendikamızın işkolunda 32.000 üyesi bulunmakta
ve örgütlenme oranı % 15'tir. Örgütlenme oranının düşük kalmasında örgütlenme
güçlüğünün ve iktidarların baskısının varlığı da etkilidir. Ancak örgütlenmemizin
yeterli düzeye gelmemesinin nedenleri biraz da kuruluşundan bugüne dek
sendikamız yönetiminde bulunanlarda aranmalıdır.
BES Genel Merkezinde başından beri yer alan anlayışlar; tabandan kopuk,
kendi siyasal anlayışlarına göre bir yönetim anlayışı sergilemişlerdir.
Bugün ise son dönemde yönetimde olmayan kimi anlayışlar, sanki bu durumdan
hiç sorumlu değillermiş gibi işin içinden sıyrılmaya kalkmakta, bununla
da kalmayıp siyasi alandaki tükenişlerini kamu emekçileri sendikaları
üzerinden hafifletmeye çalışmaktadırlar. Bu anlayışlar için tek hedef
yönetimlerde olmaktadır. Bu nedenle de yıllardır sendikalarımızda oluşturmaya
çalıştığımız örgütsel etik anlayışını da çoktan unutmuşlardır.
BES işkolu çalışanlarının ve üyelerinin büyük bir çoğunluğu sosyal demokrat
olmasına karşın yönetim düzeyinde temsil edilmemektedirler. Bu durum üyelerin
beklentilerini çözecek bir irade gelişmesini engellemekte, eylem ve etkinliklere
katılmaktan alıkoymakta ve üyelerin sendikadan uzaklaşmasına yol açmaktadır.
Çözüm, dar grupçu pazarlıklar yerine tüm işkolunu ve üyeleri kapsayan
çoğulcu, demokratik, paylaşımcı ve temsil gücü yüksek bir yönetim oluşturulması
ve sendikalarımızı siyasi partilerin arka bahçesi gibi gösterecek tutum
ve davranışlara karşı örgütsel bağımsızlığımıza gözümüz gibi sahip çıkmamızdan
geçmektedir.
Ülkemizde emekten yana sol siyasetin geldiği nokta unutulmamalıdır. 3
Kasım seçimleri sonrasında gerici, anti laik ve Türkiye halkının değerleriyle
çatışan bir iktidar ortaya çıkmıştır. 28 Mart'ta yeni bir sınav daha vardır.
Bu defa, yerellerde de gerici güçler ile demokratlar ve ilericiler arasında
bir iktidar mücadelesi yaşanacaktır. Kamu emekçileri bu sınavda doğru
yerde durmalı, yerel yönetimlere ilericileri, sosyal demokratları getirmek
için çaba harcamalıdır.
BES Sendikal Birlik Olarak:
Örgütümüzün büyümesini, etkin ve ilkeli bir mücadele yürütmesini istiyoruz.
Önce kendi işkolunun sorunlarını sonra kendi işkolu sorunlarıyla bir bütün
olan tüm kamu emekçilerinin sorunlarına KESK bütünlüğü içinde sahip çıkarak
toplumsal mücadelenin güçlü bir bileşeni olması gerektiğine inanıyoruz.
Dünya ve bölgemizin emperyalist güçlerin işgali karşısında barışın egemen
olması için bütün barış ve demokrasi güçleriyle buluşmalıyız. Sendikal
mücadelemizi kalıcı kazanımlarla yükselterek Alevisi-Sünnisi, Türk'ü-Kürt'ü,
Laz'ı-Çerkez'i herkesin kendisini birinci sınıf yurttaş hissettiği tam
bağımsız demokratik Türkiye hedefine birlikte yürümek istiyoruz.
Bu Bir Çağrıdır.
Tüm anlayışların grupsal çıkarlarını değil, örgütsel çıkarlarımız için
en geniş demokratik listede buluşmasını ve delege arkadaşlarımızın, üyelerimizin
talepleri doğrultusunda; grup disipliniyle değil, özgür iradeleriyle karar
verecekleriinancıyla kongremize başarılar diliyoruz.
BES SENDİKAL BİRLİK
|
|