EĞİTİM SEN
SENDİKAL BİRLİK BÜLTENİ
Şubat 1999
 

SENDİKAL BİRLİK TÜRKİYE TOPLANTISI SONUÇ BİLDİRGESİ

SB Grubu 4 Şubat 1999 tarihinde bir araya gelerek, KESK, EĞİTİM SEN ve sendikal sorunlarını değerlendirmiştir.

Toplantıya,Adana, Ankara 1,2,3, Balıkesir, Bilecik, Bolu, Gaziantep, Gebze, İçel, İskenderun, İzmir 1, 2, İzmir İl, Konya, Sakarya, Zonguldak şube sözcüleri katılmış; Bursa, Çanakkale ve Trabzon yürütmeleri rapor göndermiştir.

Ayrıca Genel Başkan Kemal Bal, MYK üyesi Nurittin Yıldıran, Denetleme Kurulu üyesi İffet Ustabaş, KESK MYK üyesi Fikret Doğan toplantıya katılarak katkı sunmuşlardır. KESK Basın Yayın Sekreteri Ataman Oğuz 13 Şubat mitingi Afiş çalışmaları nedeniyle toplantıya katılamamıştır.

Toplantıda, sendikalarda erimeye doğru bir gidişin yaşandığı, bunda iktidar baskısı, özelleştirme, sendikasızlaştırma çabalarının etkisi olmakla birlikte, en az bu kadar da KESK ve sendikaların esas görevlerini ihmal ederek, ülke sorunlarına soyunup, siyasallaşmasının etkili, bu tutumun üyeler üzerinde olumlu imajlar bırakmadığı, dolayısıyla kopuşların yaşandığı, hak alma mücadelesindeki derinlik yerine, günü birlik eylem ve etkinliklere yönelimler olduğu, mücadele hattında hedefin dağınık olduğu tesbiti yapılmıştır.

Buradan hareketle;

KESK’e dair:

  • Emek örgütleri olayları sınıfsal kimlikle değerlendirmelidir. Kendi siyasal amaçlarına yönelik tavırları KESK şemsiyesinden doğru yürütmeye çalışanlara izin verilmemelidir. KESK, kendi MYK ve GYK üyelerinin sendikal disiplinsizliklerini görmezden gelmekten vazgeçmeli, gereğini yapmalıdır.

  • KESK, kendisine bağlı sendikaların tüzel kişiliğine saygı göstermelidir. EĞİTİM SEN, KESK’in bir şubesi değil gönüllü bir üyesidir.

  • KESK MYK’da hiçbir sendikanın genel başkanının görev yapmıyor olması, tüzel kişiliklerin temsili noktasında büyük bir eksikliktir. Buna mutlaka bir çözüm getirilmelidir.

  • Eylem kararları demokratik kanallar en iyi biçimde kullanılarak alınmalıdır.

  • KESK GYK, yalnız eylem programlayan bir konumdan kurtulmalıdır. KESK’in sonuç bildirgesinde açıkladığı görüşler sendikal hattın gerekleridir, bunlardan vazgeçilmemelidir. Diğer konfederasyonlarla yapılan toplantı ve sonuç bildirgesi son derece olumludur. KESK hiçbir nedenle bu işbirliğinden uzaklaşmamalıdır.

EĞİTİM SEN’e dair:

  • EĞİTİM SEN, işkolu çalışanlarının sorunlarını birincil önceliğe koymak zorundadır.

  • EĞİTİM SEN’in hedef kitlesi üyelerinin sempati duyduğu sol söylemli parti ya da politik yapıların tabanları değil, eğitim işkolu çalışanlarının tümüdür. Bu nedenle tutum, davranış, yayın ve üslubunu bu hedef kitleye yönelik tutmalıdır.

  • Farklı kaynaklardan da olsa mesleğe yeni katılanların, mesleğe ve sendikaya kazanılmalarını sağlayacak projeler üretilmelidir.

  • EĞİTİM SEN, kendi tüzel kişiliğinin öne çıkarılmasına özen göstermelidir. KESK şubesi olmadığını hissettirmelidir.

  • EĞİTİM SEN, eğitim tarihimizin köşe taşlarını anımsatan günlerde ilgili etkinliklerine özel önem vermelidir. (Kby Enstitülerinin kuruluşu vb.) Aynı etkinlikleri ülkemizin aydınlanması ile ilgili özel günler için de yerine getirilmelidir.

  • Sadece yönetimde yer alamadıkları için, genel kuruldan beri (MYK’nın yazılarını geri fakslayan, genel merkeze bir kuruş para göndermeyen, sadece başlarına bir şey geldiğinde genel merkezi hatırlayan, örgütümüzde deklerasyon dönemini başlatan vb.) sözde muhalefet mantığıyla sendika hukukunu rota kaldıranlara karşı, örgüt hukukumuzun uygulanması MYK’nın niyetlerini aşmış artık bir zorunluluk haline gelmiştir. Vücutta kangren olan bölgenin tedavi olanağı kalmamışsa kesilip atılması göze alınmalıdır.

  • GYK ve Başkanlar Kurulu sonuç bildirgeleri tabana ulaştırılmalıdır.

  • Ücret kararnamesi, İLKSAN raporu vb. konularla ilgili gelişmeler üyelere ve hedef kitleye ulaşacak şekilde örgüte yansıtılmalıdır.

SENDİKAL BİRLİK’e dair:

  • SB’in güçlenmesi sendikaların güçlenmesi demektir.

  • SB için sendikal anlayış ve ilkeler esastır.

  • Sendikal tavrımızı kitlelere yansıtmada daha etkin olmalıyız.

  • Yürütme ile MYK ve GYK üyeleri, yürütme ile il yürütmeleri arasında iletişim geliştirilmelidir.

  • Türkiye’nin aydınlanma felsefesine en çok sahip çıkan SB olmalıdır.

  • Yönetimimiz yanlışları eleştirirken, yerine doğruları sunmak olmalıdır.

  • Yaşanan olumsuzluklar nedeniyle örgütten ayrılmalara engel olunmalıdır.

  • İl ve şube yürütmeleri düzeyinde gelir getirici etkinliklerde bulunulmalıdır.

  • Şube yürütmeleri periyodik toplantılar yapmalı, aidat mutlaka işletilmelidir.

  • Diğer sendika şubeleri ile ilişkiye geçirilerek, KESK, SB İl Yürütmeleri oluşturulmalıdır.

  • 16 MART, 18 Nisan vb. özel günlerde etkinlikler düzenlenmelidir.

  • KESK tüzük kurultayına ciddi bir hazırlık yapılmalıdır.

  • SB’in çıkardığı broşür ve bildiriler kendi işkolumuz ve diğer işkollarında ciddi anlamda olumlu tepkiler almıştır.

SONUÇ OLARAK:

SB için ülke bütünlüğü vazgeçilmezdir.

  • SB kendi üzerinden kimsenin politika yapmasına izin vermeyecektir.

  • Yapılmakta olan bölge ve il toplantılarına düzenli olarak devam edilecektir.

  • SB anlayışına katkı sunmuş, bu paralelde yönetimlerde bulunmuş, insanlardan yararlanmak için, bu arkadaşlarımızın da katılacağı bir toplantıda SB, kamu sendikacılığını tartışmak istemektedir.

Çıkarılması düşünülen yayının içeriği konusunda,

  • Sendikal üsluptan hiçbir biçimde taviz verilmeyecektir.

  • Tüm KESK potansiyeli ve hedef kitlesine hitap edecektir.

  • Polemik, kavga değil, proje üreten, tartışan bir çizgi izlenecektir.

  • Sendikal kültürü geliştirip ülkemizdeki sendikal gelişmelere katkı koymayı görev bilecektir.

Sendika içi muhalefetin izlemiş olduğu tarz, sendikal hak ve özgürlüklerin kazanılmasına hiçbir katkı sunmadığı gibi hedef kitle üzerinde güven bunalımı yaratmıştır.

Israrla yönetimleri meşru saymama, olağan üstü genel kurul isteme (olağanüstü genel kurula nasıl gidileceğinin yolları bellidir.)

Tavırlarının arkasında, sendikal olmayan taleplerin sendikalar üzerinden kotarılması; sendikalarda olmayan misyonların yüklenmesi isteğinin sonuçlarıdır. Yani, tavır sendikal değil siyasaldır. SB olarak bu yanlışları ifade etme, tabanı bilgilendirme “İHBARCILIĞINI” sürdüreceğiz.

SB’in güçlenmesi sendikaların güçlenmesi demektir. Buradan hareketle kenarda durmak, hele istifa ederek köyünüze geri dönmek haksızlık, bununda ötesinde talihsizlik olur.

Yönetimde kim olursa olsun, işyerlerinden başlamak üzere, yönetimdeymiş gibi çalışıp, bilgiyi paylaşarak, bulunduğumuz yerde doğal liderlere fırsat vererek sessizliği bozmalıyız. Seçimden seçime insanlara gitmek yerine sesli düşünen ve üreten kadroların yaratılması katılımı özendirmekle mümkündür. Bu düşüncelerle mutfakta, sofrada, alanda, salonda, haklı ve meşru her zeminde bulunarak mücadeleyi sürdüreceği, başka yolu yok.

SB artık sessiz çoğunluğun sesi değil, sesli çoğunluk olmak için yoldadır.

HEP BİRLİKTE

SİYASAL DEĞİL SENDİKAL BİRLİK İÇİN EL ELE.