|
SENDİKAL
BİRLİK’TEN BİLGİLENDİRME DEĞERLENDİRME
51 temsilcinin EĞİTİM SEN,
KESK ve SENDİKAL BİRLİK grubuna ilişkin yaptığı değerlendirmelerde aşağıdaki
gibidir.
EĞİTİM SEN üzerine görüşler:
Eğitim Sen yayınlarında olumlu
gelişmeler vardır.
Merkezi Sendikal Eğitimden geçen
üyelerin birikimlerini şubelerde aktarmalarına fırsat verilmelidir.
Eğitim Sen özgürleşmeyi salt sokakta
değil, bilimsel yöntemlerde aramalıdır.
Demokratik Eğitim Kurultayı
sonuçlarını kamuoyuna yeterince aktaramamıştır. Kurultay sonuçları kamuoyunda
tartıştırılmalıdır.
Basın açıklamaları örgütü ifade
eder nitelikte olmalı, sendikalardaki görüşler üzerinden grupların görüşleri
sendika görüşü olarak sunulmamalıdır.
Kimi şube başkanları adına 1.
Başkanlar Kurulunda okunan ve dağıtılan bildiri:
Başkanlar kurulunun işleyişinde yeri
yoktur.
İmza sahiplerinin çoğu şube
görüşlerini dikkate almadan kendi siyasal tercihleriyle bu bildiriyi
imzalamışlardır.
Yönetimin meşru olmadığı iddiası,
genel kurul iradesini tanımamaktır. Şube başkanlarının kendi meşruiyetlerinin
inkarıdır.
Genel kurul salonunu da terk eden bu
anlayışların, merkez yönetiminde ifade edilmeyişi bu bildirinin temelidir.
Bu anlayışların bulunduğu bazı
şubeler, genel merkez fakslarını geri göndermekle iletişimi tıkayıp, sendika
yönetimine değil, doğrudan sendikaya muhalefet etmektedirler.
Büyüyüp kitleselleşen bir sendikada,
kendilerine yer bulamayacak olan bu sekter anlayışların, yüzünü kitleye dönen
Sendikal Birlik'e saldırmalarını doğal buluyoruz.
Kendini yüzlerle ifade eden sekter
grupların, yüzbinlik örgütlerde kaybolma korkuları doğaldır.
KESK üzerine görüşler:
Sendikal Birlik anlayışındaki MYK ve
GYK üyelerinin görevlerini sürdürmeleri anlayışımızın gereğidir.
KESK, sendikaların kendi programlarını
uygulamasına fırsat vermelidir.
KESK, bütün dönemleri programlama
alışkanlığından vazgeçmelidir. Bu anlayış doğru da değildir. Sendikaların kendi
alanındaki mücadele ve örgütlenme programını aksatmaktadır. Esas olarak bu durum
sendikaları KESK'in birer şube olarak görmesinden kaynaklanmaktadır.
Eylem ve etkinlikler içerik ve zamanlama
bakımından ülkenin içinde bulunduğu somut koşullar dikkate alınarak
planlanmalıdır.
Eylemler tavanın siyasi eğilimlerin
görüşlerine göre değil, üyelerinin görüş ve önerileri alınarak karar altına
alınmalıdır.
KESK'in siyasi partiler karşısında
bağımsız ve sendikal özgürlüklerden yana tavrı genel ve yerel seçimleri de
kapsayacak şekilde sürmelidir.
Şubeler platformu sendikalar ile KESK
arasında bir ara organ olma durumundan çıkarılmalıdır.
KESK'te demokrasi kültürü; Sendikal
kültür ve bilgi zaafiyeti yaşanmaktadır. GYK-MYK üyelerinin çalışma koşulları,
görev anlayış ve sorumluluğu bakımından tam bir bulanıklık vardır.
Basın açıklamaları örgütün
bütününü ifade eder nitelikte olmalıdır.
4-5-6 Eylül 1998'de yapılan KESK II.
Olağan Genel Kurulunda birinci günden başlayarak görev dağılımını da içine alan
süreç içinde Sendikal Birlik Grubunu rahatsız eden tutum ve davranışlarla
karşılaşılmıştır. Konukların konuşması sırasında siyasal partilere eşit
uzaklıkta davranılmamıştır. Bunun sonucu konfederasyonumuz kamu emekçileri arasında
prestij kaybetmiş, adeta solun kendi içinde çekişme alanı olduğu izlenimi
vermiştir.
Verilen önergeler somut sendikal
taleplerden uzaktır.
Delege çoğunluğunu elinde bulunduran
grubun dayatması ile şekillendirdiği MYK; yakın sendikal anlayışların (sendika
derdi olanların) birliği değil, ulusal-siyasal temsil üzerinden bir tercihle
oluşmuştur. Bunun bir sonucu olarak, görev dağılımı olağan süresi içinde
yapılamamıştır.
Bulunduğu görevi, sendikal değil kendi
siyasal hedefleri doğrultusunda mevzi olarak kullananların, aynı göreve getirilmesi
konfederasyonumuz için ciddi bir talihsizlik olmuştur. Bu tutum ve davranışların,
önümüzdeki süreçte de devam edeceği kaygısı GYK ve MYK üyelerimizin ilk
toplantılara katılmamalarına sebep olmuştur. Bu arkadaşlarımız görevlerine devam
edeceklerdir. Uyarı niteliği taşıyan bu davranışlar sonuç vermezse, SB olarak
kayıtsız kalınmayacaktır.
Önümüzdeki süreçte KESK'te
doğabilecek iki başlılığın sorumluk DSD'ye aittir.
Sendikal Birlik üzerine görüşler:
İletişimi sağlamak üzere yayın
çıkarmalıdır.
"Bölge temsilcilikleri" ve
"Danışma Kurulları" oluşturmalıdır.
SB örgütlenme modelini geliştirmelidir.
İletişim ağı yenilenmelidir.
Diğer sendikalarda SB grubunun alt
yapısını oluşturmalıdır.
Sendikal Birlik, sendika şubelerini boş
bırakmamalı, örgütlenme çalışmalarına ve toplantılara katılmalıdır.
Mesleğe yeni girenlere yönelik özel
örgütlenme çalışması yapmalıdır.
Yönetim organlarındaki
arkadaşlarımızın görevlerini etkin biçimde sürdürmeye devam etmelidirler.
Ülke bütünlüğü içinde yaratılan
çağdaş değerlere sahip çıkarken; bir siyasi partiye mal olmuş veya mal edilmeye
çalışılan söylemleri kullanmamalıdır.
KESK SB yapılanması
geliştirilmelidir.
KESK'teki olumsuzlukların ileride Eğitim
Sen'i etkilememesi için mücadele edilmelidir.
KESK Tüzük Kurultayına Sendikal Birlik
şimdiden hazırlanmaya başlamalıdır.
Giderlerin karşılanması için düzenli
katkı yapılmalıdır. Şubat ayı içinde iki günlük gündemli toplantı
yapılmalıdır.
SB yürütmesine Hasan Fahri Vural,
Necati Akpınar, Ali Berberoğlu, Habil Ateş ve Fethi Sönmez getirilmiştir.
|
|