EĞİTİM SEN
SENDİKAL BİRLİK BÜLTENİ
10 Ekim 1998

 

SENDİKAL BİRLİK’TEN BİLGİLENDİRME DEĞERLENDİRME

51 temsilcinin EĞİTİM SEN, KESK ve SENDİKAL BİRLİK grubuna ilişkin yaptığı değerlendirmelerde aşağıdaki gibidir.

EĞİTİM SEN üzerine görüşler:

  1. Eğitim Sen yayınlarında olumlu gelişmeler vardır.

  2. Merkezi Sendikal Eğitimden geçen üyelerin birikimlerini şubelerde aktarmalarına fırsat verilmelidir.

  3. Eğitim Sen özgürleşmeyi salt sokakta değil, bilimsel yöntemlerde aramalıdır.

  4. Demokratik Eğitim Kurultayı sonuçlarını kamuoyuna yeterince aktaramamıştır. Kurultay sonuçları kamuoyunda tartıştırılmalıdır.

  5. Basın açıklamaları örgütü ifade eder nitelikte olmalı, sendikalardaki görüşler üzerinden grupların görüşleri sendika görüşü olarak sunulmamalıdır.

  6. Kimi şube başkanları adına 1. Başkanlar Kurulunda okunan ve dağıtılan bildiri:

  1. Başkanlar kurulunun işleyişinde yeri yoktur.

  2. İmza sahiplerinin çoğu şube görüşlerini dikkate almadan kendi siyasal tercihleriyle bu bildiriyi imzalamışlardır.

  3. Yönetimin meşru olmadığı iddiası, genel kurul iradesini tanımamaktır. Şube başkanlarının kendi meşruiyetlerinin inkarıdır.

  4. Genel kurul salonunu da terk eden bu anlayışların, merkez yönetiminde ifade edilmeyişi bu bildirinin temelidir.

  5. Bu anlayışların bulunduğu bazı şubeler, genel merkez fakslarını geri göndermekle iletişimi tıkayıp, sendika yönetimine değil, doğrudan sendikaya muhalefet etmektedirler.

  6. Büyüyüp kitleselleşen bir sendikada, kendilerine yer bulamayacak olan bu sekter anlayışların, yüzünü kitleye dönen Sendikal Birlik'e saldırmalarını doğal buluyoruz.

  7. Kendini yüzlerle ifade eden sekter grupların, yüzbinlik örgütlerde kaybolma korkuları doğaldır.

KESK üzerine görüşler:

  1. Sendikal Birlik anlayışındaki MYK ve GYK üyelerinin görevlerini sürdürmeleri anlayışımızın gereğidir.

  2. KESK, sendikaların kendi programlarını uygulamasına fırsat vermelidir.

  3. KESK, bütün dönemleri programlama alışkanlığından vazgeçmelidir. Bu anlayış doğru da değildir. Sendikaların kendi alanındaki mücadele ve örgütlenme programını aksatmaktadır. Esas olarak bu durum sendikaları KESK'in birer şube olarak görmesinden kaynaklanmaktadır.

  4. Eylem ve etkinlikler içerik ve zamanlama bakımından ülkenin içinde bulunduğu somut koşullar dikkate alınarak planlanmalıdır.

  5. Eylemler tavanın siyasi eğilimlerin görüşlerine göre değil, üyelerinin görüş ve önerileri alınarak karar altına alınmalıdır.

  6. KESK'in siyasi partiler karşısında bağımsız ve sendikal özgürlüklerden yana tavrı genel ve yerel seçimleri de kapsayacak şekilde sürmelidir.

  7. Şubeler platformu sendikalar ile KESK arasında bir ara organ olma durumundan çıkarılmalıdır.

  8. KESK'te demokrasi kültürü; Sendikal kültür ve bilgi zaafiyeti yaşanmaktadır. GYK-MYK üyelerinin çalışma koşulları, görev anlayış ve sorumluluğu bakımından tam bir bulanıklık vardır.

  9. Basın açıklamaları örgütün bütününü ifade eder nitelikte olmalıdır.

  10. 4-5-6 Eylül 1998'de yapılan KESK II. Olağan Genel Kurulunda birinci günden başlayarak görev dağılımını da içine alan süreç içinde Sendikal Birlik Grubunu rahatsız eden tutum ve davranışlarla karşılaşılmıştır. Konukların konuşması sırasında siyasal partilere eşit uzaklıkta davranılmamıştır. Bunun sonucu konfederasyonumuz kamu emekçileri arasında prestij kaybetmiş, adeta solun kendi içinde çekişme alanı olduğu izlenimi vermiştir.

Verilen önergeler somut sendikal taleplerden uzaktır.

Delege çoğunluğunu elinde bulunduran grubun dayatması ile şekillendirdiği MYK; yakın sendikal anlayışların (sendika derdi olanların) birliği değil, ulusal-siyasal temsil üzerinden bir tercihle oluşmuştur. Bunun bir sonucu olarak, görev dağılımı olağan süresi içinde yapılamamıştır.

Bulunduğu görevi, sendikal değil kendi siyasal hedefleri doğrultusunda mevzi olarak kullananların, aynı göreve getirilmesi konfederasyonumuz için ciddi bir talihsizlik olmuştur. Bu tutum ve davranışların, önümüzdeki süreçte de devam edeceği kaygısı GYK ve MYK üyelerimizin ilk toplantılara katılmamalarına sebep olmuştur. Bu arkadaşlarımız görevlerine devam edeceklerdir. Uyarı niteliği taşıyan bu davranışlar sonuç vermezse, SB olarak kayıtsız kalınmayacaktır.

Önümüzdeki süreçte KESK'te doğabilecek iki başlılığın sorumluk DSD'ye aittir.

Sendikal Birlik üzerine görüşler:

  1. İletişimi sağlamak üzere yayın çıkarmalıdır.

  2. "Bölge temsilcilikleri" ve "Danışma Kurulları" oluşturmalıdır.

  3. SB örgütlenme modelini geliştirmelidir.

  4. İletişim ağı yenilenmelidir.

  5. Diğer sendikalarda SB grubunun alt yapısını oluşturmalıdır.

  6. Sendikal Birlik, sendika şubelerini boş bırakmamalı, örgütlenme çalışmalarına ve toplantılara katılmalıdır.

  7. Mesleğe yeni girenlere yönelik özel örgütlenme çalışması yapmalıdır.

  8. Yönetim organlarındaki arkadaşlarımızın görevlerini etkin biçimde sürdürmeye devam etmelidirler.

  9. Ülke bütünlüğü içinde yaratılan çağdaş değerlere sahip çıkarken; bir siyasi partiye mal olmuş veya mal edilmeye çalışılan söylemleri kullanmamalıdır.

  10.  KESK SB yapılanması geliştirilmelidir.

  11. KESK'teki olumsuzlukların ileride Eğitim Sen'i etkilememesi için mücadele edilmelidir.

  12. KESK Tüzük Kurultayına Sendikal Birlik şimdiden hazırlanmaya başlamalıdır.

  13. Giderlerin karşılanması için düzenli katkı yapılmalıdır. Şubat ayı içinde iki günlük gündemli toplantı yapılmalıdır.

SB yürütmesine Hasan Fahri Vural, Necati Akpınar, Ali Berberoğlu, Habil Ateş ve Fethi Sönmez getirilmiştir.