EĞİTİM SEN
SENDİKAL BİRLİK BÜLTENİ
27.09.1997
 

SENDİKAL BİRLİK’TEN BİLGİLENDİRME DEĞERLENDİRME

 

Eğitim Sen’li Arkadaş

Sendikal mücadelemiz yeni bir sürece girmiştir. Bu yeni sürecin adı “somut hak kazanımı” yani “topluiş sözleşmesi bağıtlanması”yla ilgili süreçtir. Bu noktada uluslararası sözleşmeler ve Anayasa’da yazılı olan haklarımızdan hareketle işveren hükümetle masaya oturulması zorunluluğu vardır. Eğitim Sen açısından ikinci önemli gündem de sekiz yıllık zorunlu ve kesintisiz eğitim sürecidir.

TİS bağıtlamanın en temel koşulu KESK’in taraf olarak kabul edilmesi ve işverenle masaya oturabilmektir. Belki de şimdiye dek yaptığımız yapacağımız eylemlerin en zoru işverenle TİS görüşmelerine başlayabilmektir. Bunun için koşullar uygun; ancak, bizler yeterince istekli ve hazır değiliz. Mücadelenin en kolay olanı fiili tutumlardır. Kendiniz karar alır; isterseniz miting düzenler, isterseniz iş bırakırsınız. Ama, bu yeni dönemde fiili eylemlerden zorunlu kalınmadıkça vazgeçmeli ve yerine uygar ilişki ve görüşmelere bırakan bir tarz geliştirilmesi zorunluluğu vardır. Bu anlayışa kimi çevreler uzlaşmacı diyebilir; ama TİS özünde bir uzlaşma metnidir ve bu yol mutlaka zorlanmalıdır. Böylesi bir anlayış alanları ve fiili mücadeleyi red anlamına gelmez.

KESK hükümetle ve diğer emek güçleriyle ilişkide yeterli olamamıştır. Ekonomik ve Sosyal Konsey(ESK) reddedilmiştir. Bu doğru bir tutum değildir. Eğitim Sen Sendikal Birlik Grubu olarak bizim de ESK ile ilgili çekincelerimiz vardır. Ancak, ESK’e hangi nedenlerle karşı çıktığımız ancak bu kurulda yer alınarak daha etkili dillendirilebilir. Aksi durumda TÜRK KAMU SEN, ESK’e katılmak için kapıda beklemektedir. ESK konusundaki tutumumuz KESK-HÜKÜMET ilişkilerini de zora sokmaktadır. Yüzdelik artışlara da hergün sağanak halinde yoğun zamlara da karşı duruş ancak Hükümetle karşılıklı görüşme ve gerektiğinde kararlı eylemlerle sağlanabilir.

Sekiz yıllık kesintisiz, zorunlu eğitimi kesinlikle destekliyoruz. Paralı eğitime karşıyız. Eğitimin finansmanı konusunda hükümet sendikamız EĞİTİM SEN’i taraf kabul etmeli ve kaynak konundaki önerilerimizi tartışabilmeliyiz. Hangi nedenle olursa olsun öğrenci-veli-öğretmen arasında para konusu gündeme gelmemelidir. Ve hiçbir arkadaşımız para konusunda aracı olmamalıdır. Öğretmenler tahsildar değildir. Üstelik zorunlu eğitim Anayasanın ilgili maddesi gereği parasızdır.

KESK MYK ve GYK’sı bu yeni dönem doğru tesbit etmeli ve yapacağı tüm eylem ve etkinliklerde tabanın desteği ve talepleri öne çıkarılmalıdır. Kamuoyundaki KESK’e ait siyasi içerikli imaj mutlaka düzeltilmeli ve KESK’in kamu çalışanlarının hak ve çıkarlarını gözeten ve savunan bir kurum olduğu ısrarla vurgulanmalıdır.

Demokratik mücadele Kürt sorununa indirgenmemeli; yolsuzluklar, Susurluk vb. konularda diğer emek güçleriyle yani TÜRK-İŞ, DİSK, HAK-İŞ ile ortak tavır sergilenebilmelidir.

Önümüzdeki dönem Eğitim Sen’in nicelik ve nitelik olarak büyümesi için son derece elverişlidir. Üye sayımızı artıracak kampanyalar başlatılmalı; hedef kitleyi kucaklayacak dil ve söylem birlikteliği yakalanmalıdır. Eğitim Sen sekiz yıllık eğitim konusunda somut katkısını her koşulda ortaya koymalı, ancak eğitimin içeriği, demokratikleşmesi, laikleştirilmesi ve anadil eğitimi gibi konularda yapıcı bir üslupla katkıda bulunulmalıdır.

Demokratik Eğitim Kurultayı (DEK) mutlaka yaşama geçirilmeli ve adından da anlaşılacağı gibi demokratik bir kurultay olmalıdır. Eğitim konusundaki görüşlerimizin netleşmesinde çok önemli işlev üstlenecek olan DEK’e tüm arkadaşlar destek vermelidir.

Sevgili arkadaşlar,

Sendikamız sizin çabalarınız ve katkınızla daha da güçlenecek ve sendikal mücadelemiz en doğru hatta gelişecektir. Unutma ki, sensiz bir kişi eksiğiz. Birlikte olacağımız, güzel günleri paylaşacağımız umuduyla tümünüze sevgiler, saygılar sunuyoruz.

Erdoğan Erdem
Eğitim Sen
Sendikal Birlik Sözcüsü