|
EĞİTİM-SEN'li ARKADAŞLAR (2)
Bir süre önce N.Kaya
tarafından sendika şubelerimize faksladığımız bir sayfalık ilk bildirgemiz, tüm
yurttan büyük bir ses getirdi. Ülkemizin dört bir yanından 6 Mayıs eylemi için
Ankara'ya gelen Eğitim-Sen üyelerinden kalabalık bir grup, adı geçen metinle
duyurusunu yaptığımız toplantıya katıldı. "İlk" olması nedeniyle,
toplantıya katılımın hangi düzeyde olacağını tam olarak tahmin edemiyorduk. Ancak,
sendikamızdan büyük bir kitlenin "düşüncelerine tercüman" olduğumuz ve
bir ihtiyaca cevap verdiğimiz anlaşıldı. Salonda pek çok arkadaşımız yerlere
oturarak konuşmaları izlemek zorunda kaldı.
Toplantıda 30'un üzerinde kişi söz
aldı. Toplantının doğrudan kendisi ve gündem ile ilgili görüş ve öneriler dile
getirildi. Sonuç olarak, bildirgede söz konusu edilen sendikal anlayış ve ilkeler
temelinde, Eğitim-Sen örgütlülüğü ve disiplini içinde, organize bir hareketin
başlatılmasının uygun ve gerekli olduğunda birleşildi. Böylece ilk adımı
atmış olduk. Bu ilk adımın, uzun soluklu ve uzun erimli bir yürüyüşe
dönüştürülmesi gerekiyor. Bu bağlamda, vurgulamak istediğimiz bazı noktalar var.
Politik görüşü ne olursa olsun,
sendikal anlayışı benzeşen ve örgütsel bağımsızlığı öne alan, sendika
disiplini yerine başka bir disiplin koymayan arkadaşlar bir "hareket"
başlatmaktadır.
Temel çıkış noktamız 10.2.1994 tarihli "Eğitim-Sen Kuruluş Bildirgesi"nde
de yer alan ilkelerdir. Bu ilkelerin hayata geçirilmesi için Eğitim-Sen
örgütlülüğü çerçevesi içinde mücadele edeceğiz.
Hareketimiz hiç bir politik parti veya
yapının yan, alt, üst, ön, kaynak örgütü değildir, olmayacaktır, organik
ilişkiye girmeyecektir ama hiçbirine de önyargılı davranmayacaktır. Çünkü
hareketimize omuz veren arkadaşlar politik anlamda "tek tip" değildir.
Çeşitli politik görüşlerden, çeşitli sendikal kökenlerden insan!ar
"etiket"leriyle değil "bireysel kimlikleriyle" ve "tek tek"
bir araya gelmiş, Eğitim-Sen üyelerinin hareketidir.
Hiç birimizin ayrıcalığı yoktur,
olmayacaktır; hiç kimseye karşı olumlu/olumsuz önyargı yoktur, olmayacaktır.
Gönüllülük, özveri, çalışkanlık, alçakgönüllülük , dürüstlük öndedir.
Hareketimiz politik bazlı
gruplaşmalara, bu grupların sendikayı "ele geçirme" amaçlı
çalışmalarına karşı olurken politikayı aşağılayan görüşlere de karşıdır.
Kamu çalışanlarının politik partilere üye olmasını, sendikalara politika yasağı
getiren hükümlerin kaldırılmasını savunuyoruz.
Bu hareketin çıkışındaki en
önemli etken, sendikamızın "koalisyon" yapısı nedeniyle gösterdiği
kararsızlık, yalpalamalar ve buna bağlı olarak net bir sendikal kimliğe ulaşamamış
olmasıdır. Sendikamıza "tek kimlik", üyelerine "Eğitim-Sen'lilik
bilinci" kazandırmak istiyoruz.
İki sendikanın birleşmesi ertesinde izlenen kararsız çizgiden duyduğumuz kaygı ve
sendikamızda en iyi niyetlerle bile olsa hatta sendikal anlayışı bizimkine çok
benzese de bazı arkadaşlarımızın sendikal mücadele ile politik mücadeleyi
karıştırmalarından duyduğumuz kaygı bizi harekete geçirdi.
Bu hareketin amacı eğitim işkolunda
Eğitim-Sen'i en büyük sendika yapmak, işkolunda sendikasız kimse bırakmamak, kamu
görevlileri sendikalarının konfederasyonlaşmasına katkıda bulunmak suretiyle emek
mücadelesinde çalışanlar lehine kazanımlar sağlanmasına yardımcı olmaktır.
Çalışmalarımız önümüzdeki
(Temmuz-95) Genel Kongre ile sınırlı değildir; tek hedef de seçim değildir. Uzun
erimli bir mücadelenin ete kemiğe büründürülmesi çabasıdır. Bu bağlamda Türkiye
genelini kucaklayacak bir "Geçici Eşgüdüm Komitesi" adı geçen toplantıda
oluşturuldu. Şimdilik iletişimi sağlamak üzere illerden bazı isimler belirlendi.
Ancak her ilde, her şubede arka-daşlarımız hareketimizin yerel birimlerini
oluşturacaklardır (Komite: Necati Akpınar, Cemil Erol, Mehmet Kartal, Nurettin
Yıldıran, Feyzi Coşkun'dan oluştu. Feyzi Coşkun, Komitede yer almayacağını
belirtti).
İlk bildirgemizde ele aldığımız
konuları ayrıntılandıran ve sendikal etkinliklere yönelik (programatik) birer
çalışmamızda olacak ve her biri sizlere ulaştırılacaktır. Bu anlamda önerilerle,
çalışmalarımızı zenginleştirmenizi istiyoruz.
Hareketimiz gelişip güçlendikçe,
çalışmalarımız daha disiplinli olarak sürecektir. Ancak şu aşamada bildirgemizin
illerden ilçelerden ilçelere, işyerlerine ve tüm üyelere hatta üye olmayan eğitim
çalışanlarına ulaştırılması için her arkadaş kendini görevli saymalı; yerel
insiyatifler, temel ilkeler çerçevesinde esnek ve yaratıcı çalışmalar yapmalıdır.
Bu arkadaşlar doğrudan bizimle bağlantı kurabilirler veya bir an önce "Yerel
Eşgüdüm Komitesi" kurmaya girişebilirler. Bu çalışmalar ülke genelini
kapsamalıdır.
Çalışmalarımız, sendikamızın
çalışmalarını (engellemek, zayıflatmak, saptırmak şöyle dursun) güçlendirecek,
destekleyecektir. Çalışmalarımızın, başta işyerleri olmak üzere sendika
çerçevesi ve binaları dışına çıkmamasına; açıklık, katılımcılık ve
demokratiklik ilkelerine uyulmasına özen göstereceğiz.
Temmuz'daki I.Olağan Genel Kurul
öncesinde, tüm Türkiye'den, ilgili arkadaşlarla geniş bir toplantı yapılması
gerektiğine inanmaktayız. Bu konuda hazırlıklı olunmasını istiyoruz.
Bu girişimimizin ve
çalışmalarımızın; işkolumuza, kamu çalışanları sendikacılığına ve Türkiye
sendikal hareketine yapıcı, yaratıcı, yaşatıcı katkı ve katılımlar
sağlayacağına inanıyoruz.
Bundan sonra da, bildirgemizde
belirttiğimiz ilkeler doğrultusunda sendika disiplinini öne koyan, iyi niyetli
arkadaşlarla sendikamız Eğitim-Sen'i daha ilerilere götürmek istiyoruz.
YAŞASIN EĞİTİM-SEN |
|