EĞİTİM SEN
SENDİKAL BİRLİK BÜLTENİ
Nisan 1995
 

EĞİTİM-SEN 'Lİ ARKADAŞLAR(I)

Bilindiği gibi eğitimci, büro elemanı, teknisyen, hizmetli ve diğer eğitim çalışanlarının örgütlenmesine öncülük eden Eğitim-İş ve Eğit-Sen birleşerek 27 Ocak 1995 tarihinde en büyük kamu çalışanları sendikası olan Eğitim-Sen'i yarattılar. Tüzüğümüze göre; 

1 Mayıs'tan itibaren iş yerlerinden başlayarak seçimlerimizi yapacağız. Genel Merkez Kongremizin yapılacağı 21-23 Temmuz'a kadar olan dönem, hem kendi işkolumuz hem de kamu sendikacılığı açısından büyük önem taşımaktadır.

Bu süreçte üyelerin Eğit-Sen veya Eğitim-İş kökenli ve eski-yeni üye olmasına bakılmaksızın hepimize önemli görev ve sorumluluklar düşmektedir. Sendikamızın geleceği, bu görev ve sorumluluklarımızı ne ölçüde yerine getireceğimize bağlıdır. Üzerimize düşen sorumluluğu öncelikle iş-yeri genel kurulunda duymalıyız. Çünkü; çalışmalarımızın başlangıç noktası işyerleridir.

Bu bağlamda, Sendikal anlayışımızı ve ilkelerimizi belirtmek istiyoruz.

A) TEMEL AMAÇLARIMIZ;

• Gerçek demokrasiyi yaşama geçirmek istiyoruz.

• İnsan temel hak ve özgürlüklerinden ödün vermeyeceğiz.

• Toplu sözleşme ve grev hakkımızı mutlaka alacağız.

• Eğitim çalışanlarına yeterli gelir, sosyal haklar ve daha iyi çalışma koşulları için mücadele edeceğiz.

• Bilimsel, laik, demokratik, çevreyi koruyan, barıştan yana bir eğitim anlayışına sahibiz.

• Kamu çalışanlarının siyaset yapma hakkını savunuyoruz.

B) TEMEL SENDİKAL İLKELERİMİZ;

• Örgütsel Bağımsızlık,

• Eğitim Çalışanları arasında hiç bir ayrım gözetmeden tümünü tek ve güçlü sendikada örgütlemeliyiz.

• Bürokratik değil, demokratik merkeziyetçilik,

• Hak almaya yönelik bir mücadele anlayışı,

• Tüm çalışanların ulusal ve uluslararası işbirliği ve dayanışması,

• Özlük ve meslek sorunlarımızı temel alan, ancak ülke sorunlarına da duyarsız kalmayan sendikacılık,

• Açık, katılımcı, saydam bir sendikacılık anlayışı,

C) EYLEM ANLAYIŞIMIZ;

• Eylem amaç değil, hak alma aracıdır.

• Amaç-Araç ve risk uygunluğu,

• Üyeleri ilgilendiren tüm kararların alınmasında ve uygulanmasında onların katılımı sağlanmalıdır.

• İstemlerimizi çözüm önerileriyle beraber sunan bir eylem anlayışı,

• Eylemlerimizde "haklılık ve meşruluk" esastır.

Kamu Çalışanları Sendikalarının konfederasyonlaşmasındaki "belirsizlik" bir an önce giderilmeli, merkezi kamu çalışanları kurultayında Kamu Çalışanları Sendikaları Konfederasyonu ile ilgili belirlenen takvime uygun olarak çalışmalara hız verilmelidir.

Diyoruz ki;

Yukarıda ana başlıklarla verdiğimiz anlayışımızı daha da geliştirerek ve ayrıntılandırarak sizlere ulaşacağız. Ancak bu dönemde özellikle iki noktayı vurgulamak istiyoruz:

Üyelerimizin siyaset hakkını savunurken; örgütsel bağımsızlık ilkemizi titizlikle korumalıyız. Bunu söylerken politikayı ve politik yapıları kötülemek veya reddetmek düşüncesinde değiliz. Siyasal partilerle ya da partileşme sürecindeki politik odaklarla maksadı aşan ilişkilerin sergilenmesi, sendikal yapımızı sıkıntıya sokmaktadır. Bu duruma sessiz ve tepkisiz kalmak mümkün değildir. Çünkü örgütsel bağımsızlığın tartışma konusu olduğu bir sendikal yapıda, kitleselleşmeden söz edilemez.

Her türlü karar sendikada alınmalı ve sendika organlarınca uygulanmalıdır. Hiç bir başka disiplin, sendika disiplininin önüne geçemez, yerini alamaz.

Kuşku yok ki; şu aşamada en önemli hedefimiz toplu sözleşme ve grev hakkını kazanmaktır. Ancak bu hakkı kazanmanın yolu; kitleselleşme, kurumsallaşma ve demokratikleşmeden geçmektedir. Bu düzeye gelebilmemiz için örgütlenmeye ve örgüt içi eğitime hız verirken, temel istemlerimizi de elde etmeye yönelik eylem ve etkinliklerde bulunmalıyız. Bu noktada yukarıda belirttiğimiz eylem anlayışımıza uygun davranmamız gerekir.

Eylemlerimizde, mücadeleyi veya uzlaşmayı mutlaklaştırmamalıyız. Çünkü mücadele ve uzlaşma birbirinin alternatifi değil, tamamlayıcısıdır. Aslolan her bir mücadelenin lehimize bir uzlaşma ile sonuçlanmasıdır. Ancak, bu "uzlaşmacılık" değildir. Bir mücadele biter, başka yeni mücadeleler başlar.

Sonuç olarak;

EĞİTİM-SEN'i zayıflatacak ve geriletecek yaklaşımlara karşı çıkacağız. Amacımız; mevcut "oluşumlara" bir yenisini daha eklemek değil, sendikal anlayışımızı o "oluşumlar" da dahil olmak üzere büyük potansiyelimize açmaktır.

Yukarıda belirttiğimiz ilkeleri hayata geçirmek üzere; sağlıklı, etkin bir EĞİTİM-SEN için, işkolumuzda "mümkün olan en geniş birliği" sağlamak için, geleceğe umutla ve güvenle bakabilmek için, benzer sendikal düşünceleri, yaklaşımları ve davranışları paylaşanlar birliklerini örmelidir.

Bunları gerçekleştirmek için, işyerinden başlayıp, Genel Merkeze uzanan yolda çalışmalara etkin bir biçimde katılalım, birlikte davranalım, Sendikamız EĞİTİM-SEN'e omuz verelim.

YAŞASIN EĞİTİM-SEN !
                                                                                                                       N.Kaya