|
- KAMU YÖNETİMİ TEMEL KANUNU TASARISI: SOSYAL DEVLETE
SON VEDA
Tasarı, Nisan 2003 başlarında Bakanlar Kurulu gündemine girmiş ve görüşülmüştür.
Yedi ana bölümden (kısım) oluşan tasarı toplam 73 ana madde, 10 geçici madde, 5
ekli cetvel içermektedir. Bir ve ikinci kısım ilkeler; üçüncü ve dördüncü kısım
merkezi yönetim (bakanlıklar, üst kurullar, taşra, bölge örgütlenmesi); beşinci ve
altıncı kısım yerel yönetimler ile ilgilidir.
Tasarı,
a) mevcut yönetim sisteminde olmayan yeni bir kademe yaratmakta, “bölge kalkınma
ajansı” adıyla 26 bölgesel birim kurmakta; ondan fazla bakanlığın il-ilçe
örgütlenmesini kaldırarak bunları il özel idarelerine devretmekte (federalist açılımlı
bir yerelleşme),
b) üst kurulları “ilişkili kuruluş” olarak tanımlayarak merkezi yönetim sistemi
içine yerleştirmekte; devletin özel sektör ve sivil toplum kuruluşlarıyla ortaklaşa
çalışmasını ilke haline getirmekte (yönetişim);
c) devlet faaliyetlerini piyasa lehine yasaklayıcı ilkelerle sınırlandırmaktadır (özelleştirme-regülasyon).
I. TASARININ YARATACAĞI KURUMSAL SONUÇLAR
Tasarı’nın yedinci kısımında yer alan on geçici madde, bunlarla doğrudan ilgili
bazı ana maddelerle birlikte, Tasarı’nın kabulü durumunda yaşanacak kurumsal
değişiklikleri net bir biçimde görmeyi sağlamaktadır.
Yerel yönetime devirler:
(1) İl özel idarelerine devredilen bakanlık taşra örgütü: Milli eğitim, sağlık,
sanayi, bayındırlık, kültür, turizm, tarım, orman.
(2) Belediyelere devredilen bakanlık taşra örgütleri: Çevre, gençlik-spor, sosyal
hizmetlerin var olan personel ve araçları, büyükşehirlerde büyükşehir
belediyelerine, bşb yoksa ilgili belediyeye, belediye sınırları dışındakiler il
özel idarelerine devredilmektedir.
(3) Köy Hizmetleri, İstanbul’da İstanbul BŞB’ne, diğer yerlerde il özel
idaresine devredilmiştir. Belediye bu hizmetleri kendi sınırlarında değil, il
sınırlarında yürütecektir.
(4) Trafik hizmetleri, belediyelere devredilecektir. (madde 71) Devir, belediye
meclislerinin talebi üzerine, İçişleri Bakanı onayı ile yapılacaktır.
Tasfiyeler:
(5) Tasfiye edilecek kurumlar. Piyasada üretilebilen mal ve hizmetleri üreten kuruluşlar
kapatılacak/tasfiye edilecektir. (geç.madde 4)
Bu uygulamanın ilkesi madde 3-h’de getirilmiştir. “Madde 3-h: Kamu kurum ve
kuruluşları piyasada rekabet şartları içinde üretilen mal ve hizmetleri haksız
rekabet oluşturacak şekilde üretemez. Bu ilkeye aykırılık teşkil eden bütün
birimler tasfiye edilir ve yenileri kurulamaz.”
Bazı kurumlar listelere alınmış, yanlarına “özelleştirilecek” notu
yerleştirilmiştir. Ancak bu ilke, sürekli izlenecek ilkelerdendir, dolayısıyla kamu
hizmetlerini sürekli olarak daraltma, özel sektöre bırakma ve küresel liberalizasyona
açma işlevi görecek olması nedeniyle önem kazanmaktadır.
Özelleştirilecekler
Tarım İşletmeleri Gn.Md. (TİGEM)
Devlet Hava Meydanları
Demiryolları TÜVESAŞ, TÜDEMSAŞ, TÜLOMSAŞ
Türk Telekom
Kıyı Emniyeti Gemi Kurtarma İşletmeleri
Denizcilik İşletmeleri
Sümer Halıcılık
Şeker Fabrikaları
(6) Kaldırılan kuruluşlar.
Ekli cetvelde sayılmayan bağlı, ilgili, ilişkili kurumlar ilga edilecek ve bakanlık
ana bünyelerinde ana hizmet birimi olarak düzenlenecektir. Bu işlem, ilgili
bakanlıkların kuruluş yasalarında altı ay içinde yapılacak değişikliklerle gerçekleştirilecektir.
(geçici madde 10)
Ekli listeler genel olarak incelendiğinde, şu kuruluşların listelere alınmadığı
görülmektedir:
Devlet Su İşleri -DSİ, MTA, Karayolları GnMd, Elektrik Etüd
Hazine Müsteşarlığı, Dış Ticaret Müst., Tapu Kadastro
İş Kurumu, Bağ-Kur, SSK, Emekli Sandığı
Milli Prodüktivite Merkezi –MPM, TODAİE, ÖSYM
Devlet Malzeme Ofisi –DMO, Arsa Ofisi, Tarım Ref. GM
Türk Zirai Donatım Kurumu-TZDK, Toplu Konut İd., GAP İdaresi
Kadının Statüsü, Aile Araştırma
(7) Katma bütçe kaldırılmıştır. (geçici madde 5)
(8) Başbakanlık Yüksek Denetleme Kurulu kaldırılarak Sayıştay içinde
eritilmektedir. (geç.madde 3)
(9) Yurtdışı örgütü kurma yetkisi yalnızca Dışişleri Bakanlığı ile Ekonomik Kültürel
Eğitim ve Teknik İşbirliği Başkanlığı’na (TİKA) tanınmış, diğer kurumların
yurtdışı örgütleri kaldırılmıştır. (madde 71/3); (geç.madde 6)
Yapılacak Başka Düzenlemeler:
(10) Personel rejimi yasası (kamu hizmetlerinin gerektirdiği nitelik ve sayıda, esnek,
liyakata dayalı istihdamı esas alan, performans değerlendirmesine müsait, şeffaf
sistem) bir yıl içinde çıkarılacaktır. (geçici madde 9)
(11) Yerel yönetim meclislerinin çalışma usulü yeniden düzenlenecektir. (geç.madde
8)
Bu konu ile ilgili olarak İçişleri Bakanlığının bir yönetmelik hazırlaması
önörülmüştür.
(12) Bölge kalkınma ajansları yasası çıkarılacaktır. (geçici madde 7)
Bölge kalkınma ajansı, “istatistik düzeyi bölge -2” de kurulacaktır. Türkiye,
AB Katılım Ortaklığı Belgesi’nde tanımlanması öngörülen bu bölgeleri 3
düzeyli olarak, 22 Eylül 2002 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan Bakanlar Kurulu
kararı ile belirlemiştir. Düzey 2, ülke genelinde toplam 26 bölge yaratılması
anlamına gelmektedir. Bölge Kalkınma Ajansı adı verilen örgütlenme, bu 26 bölge
için kurulmaktadır. Anılan BK kararına göre, Türkiye’de iller –il özel
idareleri I. Düzey olarak tanımlanmıştır. Düzey 1 ise, ülke toprakları 12 birime bölünerek
yaratılmıştır. İstabul ili bu 12 birimden biri olarak tanımlanmıştır.
Ajansların kurulmasına ilişkin yasa taslağı hazırlık çalışmaları başlamış
bulunmaktadır.
İstatistiksel bölge, Avrupa Birliği’nin NUTS kısaltmasıyla bilinen “nomenklature
of statistical territorial units” uygulamasıdır. AB, beş kademeli istatistik bölgesi
uygulamaktadır. AB toprağı I. Düzeyde 78, II. Düzeyde 210, III. Düzeyde 1093
bölgeye ayrılmıştır. IV. Ve V. Düzeyler yerel bölünmeyi anlatmaktadır; en küçük
yerel düzey olan V. Düzeyde 98.433 topluluk oluşturulmuştur.
II. AMAÇ ve İLKELER:
Amaç Sorunu: "Şirket Gibi Bir Devlet Amaçlanıyor"
Tasarı ile güdülen amaçlar (madde 1) şöyle belirlenmiştir:
a) Kamu yönetimi: Katılımcı; Şeffaf; Etkin yapıda,
b) Kamu hizmeti: Kaliteli; Süratli; Etkili; Adil; Ekonomik biçimde sunma,
c) Temel işlev: Rekabetçi piyasa şartları oluşturma, devletin düzenleyici
fonksiyonunu güçlendirme.
Buna göre kamu hizmeti, ülkenin kalkınması ve yurttaşların toplumsal fırsat
eşitliği ortamına kavuşması amacı taşımamaktadır. Kamu yönetiminin temel işlevi,
piyasa sistemini düzenlemek ve güvence altına almak olarak belirlenmiştir. Kamu yönetiminin
varlığı yurttaşlardan piyasa sistemi aktörlerine dayandırılmakta, “sosyal devlet”
yerine “düzenleyici devlet” hedefi benimsenmiştir.
İlkeler Sorunu:
Kamu yönetiminin örgütlenmesinde sözü edilmeyen bir ilke vardır: “İdarenin bütünlüğü”
ilkesi. Bu ilkeye merkezi yönetim örgütlenmesi başlığı altında yer verilmiştir.
Oysa idarenin bütünlüğü, merkezi yönetim içi değil, merkezi yönetim – taşra
örgütlenmesi – yerinden yönetim kurumları arasındaki ilişkiler ile mevzuatın
doğasını belirleyen bir ilkedir.
Tasarıya göre, kamu yönetiminin kuruluş ve işleme ilkeleri (madde 3) şunlar
olacaktır:
a) Kamu hizmeti piyasa ilkelerine uygun verilecektir:
Sürekli gelişim (=kamu hizmeti tanımının sürekli değiştirilebilmesi,
daraltılması)
Hizmetten yararlananların ihtiyacına duyarlı (=müşteri odaklı);
sonuca odaklı (=amaca değil),
katılımcı (=finansmana katılma/”kullanan öder” ve kararlara özel sektör ile STK
katılımı),
şeffaf (=küresel örgütlerin in-denetleme ve değiştirme etkisine sahip olabilecekleri
bir açıklık)
hesap verebilirlik (=mali denetimin özel mali kurumlara devredilmesi),
öngörülebilir (=vizyon ?, şeffaflık ?)
yerindelik (=denetimde hukuksallık değil yerindelik denetimi ? / =hizmeti yerelde vermek
?)
b) Kamu hizmetinden yararlanmada herkes eşittir; ama bu fırsat eşitliği hedefi
değildir.
Tasarıda yer alan “kamu hizmetlerinden yararlanmada herkes eşittir” (madde 3-b)
ilkesi, “fırsat eşitliği” amacına dönük sosyal bir hedef değil,
kılık-kıyafetle birlikte gündeme gelen laikliğe ilişkin düzenlemelerde ortaya çıkan
sınırlamaların ortadan kaldırılmasıdır. Bu durum, “sunumda ayırımcılık ve
temel hak ve hürriyetleri kısıtlayıcı düzenleme yapılamaz” biçimindeki açıklamayla
dile getirilmiştir.
c) Kamu yönetiminin faaliyet alanı, piyasa lehine yasaklamalar ile
sınırlandırılmıştır:
“Kamu, piyasada rekabet şartlarında üretilen mal ve hizmetleri haksız rekabet
oluşturacak şekilde üretemez. Bunu yapan birim varsa tasfiye edilir; yenileri
kurulamaz.” (madde 3-h) Bu durumda, kamu tarafından verilen hizmetlerin “bedelsiz”
yada “subvansiyonlu” sunumu mümkün olmak çıkarılmaktadır. Öte yandan,
önümüzdeki dönemde devlet hastaneleri, devlet okulları, belediye su işletmeleri,
katı atık tesisleri işlettmeleri gibi temel kamu kurumları tasfiye edilebilecektir. Bu
hükümle tasarı 1995 yılında imza koyulan GATS gibi hizmet liberalizasyonu
anlaşmalarının gereğini yerine getirmekte, temel hizmetleri yalnızca özelleştirmeye
değil aynı zamanda yabancı sermayeye de açık Pazar haline getirmektedir.
d) Hizmetlerde yerellik ilkesi (subsidiarite) benimsenmiştir.
Bu ilke, teknik olarak hizmeti halka yaklaştırma anlamından farklı olarak, devlet
örgütlenmesinin kuruluşuna ilişkin siyasal bir anlama sahiptir.
Nitekim, merkezi – yerel yönetimler arasındaki ilişkiler “görevler ayrılığı”
temelinde, merkezi yönetim görevleri sayılıp sınırlandırılarak, bunun dışında
kalan görevler yerel yönetimlere bırakılarak yapılmıştır. Bir görev merkezi-yerel
arasında bölüştürülecekse, bu durumda merkezi yönetim görevinin kapsamı “ulusal-bölgesel
ölçek”le, yerel yönetimlerin görev kapsamı “mahalli müşterek işler”le
belirlenmiştir.
Mevcut durumda merkezi yönetim, devlet tüzelkişiliğinin ana gövdesi olarak genel
yetkilidir; görevleri sayılıp sınırlandırılmaz. Bu işleme tabi tutulan merkezi yönetim
değil, tasarıda yapılanın tersine yerel yönetimlerdir. Merkezi yönetim birincil,
yerel yönetim ikincil olandır. Tasarıda benimsenen yerellik yaklaşımı, federal
örgütlenmelere uygun yapısıyla, üniter örgütlenmeyi temsil eden mevcut
merkeziyetçilik yaklaşımının tersidir.
e) Yasallık ilkesine yeni ortak olarak standartlar sistemi getirilmektedir:
Hizmet standartları sistemi benimsenerek, kamuda “yasallık” ilkesine yeni bir
ortak getirilmekte ve “küresel standartlar” ulusal yasallık sisteminin yönlendiricisi
kılınmaktadır. Kamu hizmetlerinde süre ve kalite standartları sistemiyle, kamu alanı
küresel-ticari standartlar sisteminin yönetimine ve denetimine açık ve bağlı hale
getirilmektedir. “Standartlar”, kamu yönetimi için “mevzuat, kalkınma planı,
yıllık programlar” ile birlikte uyulması gereken bir kurallar sistemi olarak
tanımlanmaktadır. (madde 5)
Bilgi edinme – bilgi teknolojileri: Yurttaşların bilgi edinme hakkında, yönetimin işlem
ve kararlarını gerekçeli bildirme yükümlülüğü sahibi olması doğrudur; bu
hakkın somut mekanizmalara bağlanması gerekir. Kamu kurumlarının bilgi
teknolojilerinden en üst düzeyde yararlanması doğrudur; bunun planlanması ve
uygulanması, uygun teknolojiler temelinde yürütülmesi gerekir.
III. MERKEZİ – YEREL YÖNETİM GÖREVLER AYRILIĞI
Tasarının ikinci kısmı, merkezi-yerel yönetim ayırımını ve ilişkilerini düzenlemektedir.
Sayma-sınırlama- yasaklama, merkezi yönetim için yapılmış, merkezi yönetim
düzenlemeleri yerel yönetim alanını kısıtlayıcı olmaktan men edilmiştir. Buna
karşılık, uygulama, yerel yönetim alanını genişletici davranmaya açık
tutulmuştur. Merkezi kurumlar, gerekli görürlerse yatırımlarını yerel yönetimler
eliyle yapabilecek, bunun için ayrılan ödeneği yerel yönetime aktarabileceklerdir.
Merkezi yönetimin yetkileri:
? ulusal politika ve standartları belirleme
? ulusal – bölgesel ekonomik, sosyal, fiziki planları hazırlama-uygulama
? ulusal kamu hizmetlerini örgütlenip doğrudan yapma
? yönetimler arası eşgüdümü sağlama
? özel sektör ve STK ile işbirliği mekanizmaları kurma
? hukuka, politikalara, standartlara uygunluğu izleme, değerlendirme, denetleme
? hizmetlerle ilgili verileri toplama, istatistik, bilgi üretme
Merkezi yönetimin görevleri:
? Paylaştırılmayan görevler: adalet, savunma, güvenlik, istihbarat, dış
politika, maliye, dış ticaret, gümrük, piyasalara ilişkin düzenleme-denetleme, din
hizmetleri, sosyal güvenlik, tapu, nüfus,
? Ulusal-bölgesel düzeyle sınıranmış görevler: milli eğitim, sağlık,
haberleşme-ulaştırma, çevre, gıda güvenliği, acil durum-sivil savunma, orman,
enerji-maden.
Merkezi yönetime yasaklama:
? Yerel yönetim görev alanını kısıtlayıcı ve yerinden yönetime aykırı hüküm
getirilemez.
? Yerel yönetime verilen görev alanında ayrıca teşkilat kuramaz ve doğrudan
harcama yapamaz.
Yerel yönetimlerin görevleri:
? Merkezi yönetim görevleri dışında kalan görev ve hizmetler
? Açıkça bir merkezi kuruma verilmemiş her türlü mahalli-müşterek görev ve
hizmetler
Yerel yönetimlerin denetimi özel mali denetim şirketlerine açılıyor
Beşinci ve altıncı kısımlarda yer alan düzenlemelere göre (madde 55-60), “yerinden
yönetim (subsidiarite) ilkesi en geniş biçimde uygulanır.”
Tasarı “idari vesayet” yerine “performans denetimi“ ilkesini düzenlemektedir.
Standartları karşılamada yetersizlik + hizmetlerin aksatılması + kayıt ve
işlemlerde mevzuata uymama durumunda İçişleri Bakanlığı şu uygulamaları
yapacaktır: (madde 36) Bir yıl içinde bu durumu düzeltmesini isteme; Düzelmeme
durumunda, yardımcı olmak ve uygulamayı gözetlemek üzere bir yada birkaç bakanlık
personelinin ilgili yerde görevlendirilmesi; Görevli personelin raporunda durumun
düzeltilemediği belirtilirse, Bakanlık iki tür müdahalede bulunabilir: Hizmeti alıp
başka bir yerel yönetim birimine yada merkezi yönetim birimine verebilir; bir personel
görevlendirerek hizmetin bu personel sorumluluğunda yürütülmesini sağlayabilir.
Yerel yönetimlerin denetimi, İçişleri’nin yanısıra taşra teşkilatı olmayan
bakanlıklarca yapılacaktır. Bu denetimlerin performans sonuçları, yerel yönetime
bütçeden gönderilecek ödenekle ilişkilendirilecektir. (madde 33-b) Günümüzde
nüfusa göre dağıtılan bu kaynağa, denetim sonunda ulaşılan sonuca göre kesinti
yapma yada artırma yönünde etkide bulunulabilecektir.
Yerel yönetimlerin mali denetimi özel şirketlere devredilecektir.
Yerel yönetimleri İçişleri Bakanlığı denetler. Ancak bakanlık bu görevi denetim
şirketlerine yada mali müşavirlere yaptırabilir. Bunun için yönetmelik çıkarılacaktır.
(madde 34)
|